Proletarian türkçesi Proletarian nedir

Proletarian ingilizcede ne demek, Proletarian nerede nasıl kullanılır?

Proletarian culture : Geçmişin kültür ve sanat geleneklerini toptan yadsıyan, bunun yerine, küçümsenen bazı eski sanat biçimleriyle birlikte emekçi sınıfı için yeni bir kültür ve sanat yaratmak amacı güden akım. sovyet sanatının, bu arada sovyet sinemasının ilk yıllarını adamakıllı etkileyen bu akım 1917'de örgütlenmiş, 1932'de dağılmıştır. Emekçi kültürü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lumpen proletarian : Lümpen proleter.

Proletarianisation : Proleterleşme. Proleterleştirme.

Proletarianize : Proleterleştirmek.

Proletarians : İşçi. Proletaryaya özgü. Proleter. Emekçi.

Proletariate : İşçi sınıfı. Proletarya. Emekçi sınıfı.

Proletariat : Emekçi sınıfı. Avam. Proletarya. Anamalcı sanayi toplumlarında geçimini emeğini satarak sağlıyan, ırk, gelir, eğitim, orun. . . bakımlarından en düşük düzeyde bulunan sınıf. Proleterya. Emekçi sınıf. Emeğini satarak geçinen grup. Yevmiyeci sınıf. İşçi sınıfı.

Embourgeoisement ya da disproletarisation : Kimi toplumbilimcilere göre, anamalcı işleyim toplumlarında işçi sınıfı üyelerinin ekonomik durumlarındaki düzelme sonucu sınıf bilinci ve dayanışmasından uzaklaşıp orta sınıf yaşama biçimine ve değerlerine özenmeleri. İşçilerin ortasınıflaşması.

 

Lumpen proletariat : Lümpen proletarya.

Dictatorship of the proletariat : Proletarya diktatörlüğü. Proletaryanın diktatörlüğü.

İngilizce Proletarian Türkçe anlamı, Proletarian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proletarian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Men : Erkek. Adam. Oyun taşı. Er. Erkekler. İşçiler. Uşak. Adamlar. Beyaz adam.

Labour : Boğuşmak. İşçi sınıfı. İş. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. (gemi) denizde çalkalanmak. Emekle meydana getirmek. Uğraşmak. ä°şçi partisi üyesi. Doğum sancısı. Emek.

Oar : Kürek çekmek. Kürek. Sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet. Kayık küreği. Sandal küreği. Fırın küreği. Kürekçi.

Labourers : Amele. Irgat. Rençper.

Operative : Yürürlükte olan. Etkili. Etkin. Uygulamalı. Dedektif. Operatif. Ameliyata ait olan. Operatör. Amil. Geçerli.

Jobholders : Düzenli işi olan. Devamlı bir işi olan kimse. Memur. Kamu çalışanı (argo terim). Çalışan. İşi olan. İş sahibi.

Employe : Çalışan. İstihdam edilen kimse. Bir işverene çalışan kimse. Memur. Bir başkası hesabına ücret karşılığında çalışan kimse.

Commoner : Sıradan kişi. Avam. Alelade insan. Halktan olan kimse. Sıradan insan veya kişi. Genel otlağı kullanma hakkı olan kimse. Halk tabakasından olan kimse. Sıradan kimse. Halk tabakasından kimse.

 

Proletarian synonyms : common person, low class, proletarians, mechanical man, common man, workingmen, employees, workingman, employee, working class, lower class, oars, peon, prole, workman, oaring, proletariat, laborer, labourer, proles, worker, labor, jobholder, dogsbody.

Proletarian zıt anlamlı kelimeler, Proletarian kelime anlamı

Upper class : Zenginler sınıfı. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek tabaka. Üst sınıf. Üst tabaka. Yüksek sınıf. Kaymak tabaka.

Middle class : Orta sınıftan olan. Orta sınıf. Orta tabaka halk. Orta direk. Orta tabaka. Orta halli. Burjuva.

Proletarian ingilizce tanımı, definition of Proletarian

Proletarian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Belonging to the commonalty. Of or pertaining to the proletaries. Vulgar. Vile. Hence, mean.