Employe türkçesi Employe nedir

  • İstihdam edilen kimse.
  • Çalışan.
  • İşçi.
  • Memur.
  • Bir işverene çalışan kimse.
  • Bir başkası hesabına ücret karşılığında çalışan kimse.

Employe ile ilgili cümleler

English: Ali accused the employee of stealing.
Turkish: Ali işçiyi çalmakla suçladı.

English: Ali employed Mary to be his assistant.
Turkish: Ali Mary'ye asistanı olarak iş verdi.

English: According to latest survey, 99% of employees want a free iPad.
Turkish: En son ankete göre çalışanların %99'u bedava iPad istiyor.

English: Ability is the only factor considered in promoting employees.
Turkish: Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.

English: Ali doesn't know how to treat his employees properly.
Turkish: Ali çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.

Employe ingilizcede ne demek, Employe nerede nasıl kullanılır?

Employed : Çalışan (kimse). İşe alınan. Çalışan. İşi olan. İş sahibi. Meşgul. Kullanılmış.

Employed capital : Ticari faaliyetler için kullanılan sermaye. İşletme sermayesi.

Employed means : Önlemler aldı. Adımlar attı.

Employee : Memur. Görevli. Hizmetli. İşçi. Müstahdem. Eleman. Çalışan. Personel. Adam.

Employee benefits : Bir çalışanın sosyal hakları (emeklilik planı sigorta vs). Çalışanlara sağlanan faydalar. Personele sağlanan haklar. Personel sosyal hakları. İşçilerin sosyal hakları.

 

Employee compensation : Memur tazminatı. Emek gelirleri.

Employee relations : Müstahdem ilişkileri. İşçi ilişkileri. Personel ilişkileri.

Employee shares : İşçi hisse senetleri.

Employee employer relations : İşçi-işveren ilişkileri. Çalışanlarla işverenlerinin karşılıklı ilişkileri.

Employee name : Çalışan adı.

İngilizce Employe Türkçe anlamı, Employe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Employe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salesperson : Satışçı. Satıcı. Satış elemanı. Tezgahtar. Pazarlamacı.

Railroad man : Demiryolu görevlisi. Demiryolcu. Demiryolu çalışanı.

Active : Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Çevik. Etkin, işler durumda, etkili. Enerjik. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Faal. Canlı. Aktif. Pratik.

Incumbents : Yükümlü. Görevli. Düşen. Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Görevli kimse. Zorunlu. Ödevli. Üzerine düşen.

Office bearer : Göreve atanmış kimse. Görevli. Büro memuru.

Hire : Tutmak. Ücretle tutmak. Kiralık. Kira ile tutmak. (ücret vererek) tutmak. Kira. İstihdam etmek. Kiralamak. Ücretle çalıştırmak.

Railwayman : Demiryolu çalışanı. Demiryolu görevlisi. Demiryolcu. Demiryolu memuru. Demiryolu işçisi.

Engage : Tutturmak. Çatışmak. (bir işle) meşgul olmak. Birbirine geçmek. Çalıştırmak. Saldırmak. İşgal etmek. Birbirine geçirmek. Çarpışmaya girmek. Bağlanmak.

Sweeper : Elektrik süpürgesi. Süpürücü. Libero. Halı temizleme makinesi. Sokak süpürücü. Mekanik süpürge. Süpürme makinesi. Çöpçü. Mayın tarayıcı. Süpürge.

 

Labouring : Zahmetli. Yorucu.

Employe synonyms : pullman porter, dining room attendant, company man, stage technician, stock taker, tollkeeper, line worker, stocktaker, organization man, dog catcher, toll agent, restaurant attendant, working person, toll taker, mixologist, hired help, sign on, operative, peon, gasman, porter, going, operant, office clerk, laborer, staff member, incumbent, public servant, office boy, ship, apparatchiks, men, operated.

Employe zıt anlamlı kelimeler, Employe kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan kimse. İşsiz olan kimse. Çalışmayan. İşsiz güçsüz.

Employer : Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İşletme sahibi. İstihdam eden. Çalıştıran. İşçi çalıştıran. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş sahibi. İşveren. Patron.

Fire : İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Ateş. Canlandırmak. Çalışmak (motor vb.). Ateşlemek. Yakmak. Yangın. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. İşten atılma. Kovmak.