Promissory türkçesi Promissory nedir

  • Emre yazılı.
  • Taahhüt.
  • Vaadi gerektiren.
  • Vaad içeren.
  • Taahhüt içeren.
  • Vaat içeren.
  • Taahhüdü içeren.

Promissory ingilizcede ne demek, Promissory nerede nasıl kullanılır?

Promissory note : Buyruklusuna yazılı belgit. Senet. Borç belgiti. bir kişinin başka bir kişiye ya da onun buyrusu ile aktarabileceği herhangi bir kişiye belgitindeki önelin bitiminde belirli bir parayı ödemesi yükümlülüğünü veren ve tecimsel yasaların saptadığı yargılara göre aktarılarak geçerli olabilen belgit. Emre yazılı borç senedi. Emre muharrer senet. Ödeme senedi. Emre yazılı senet. Borç senedi. Bono.

Promiscuities : Karışıklık. Rasgele cinsel ilişkide bulunma. Hafifmeşreplik. Herkesle beraber olma. Gelişigüzellik. Önüne gelenle yatma.

Promiscuity : Herkesle beraber olma. Rasgele cinsel ilişkide bulunma. Hafifmeşreplik. Gelişigüzellik. Karışıklık. Karmakarışıklık. Önüne gelenle yatma.

Promiscuous : Gelişigüzel. Rasgele. Karışık. Dağınık. Ayırım gözetmeyen. Darmaduman. Karmakarışık. Önüne gelenle yatan. Seçici olmayan. Herkesle yatan.

Promiscuously : Fark gözetmeksizin. Karmakarışık bir halde.

Promisees : Vaadde bulunulan kimse. Kendisine vaatte bulunulan kimse. Kendisine vaadde bulunulan kişi. Söz verilen kimse.

Promised land : Vadedilmiş topraklar. Hedef. Kutsal ülke. Cennet. Erek. Filistin. Yahudilerce kutsal sayılan filistin'e verilen ad.

 

Promised : Vaat etmek. Söz vermek. Söz verilen. Umutlu olmak. Benzemek ( ceğe). Umut vermek. Söz verilmiş. Adaklı. Temin etmek.

Promise : Vaadetmek. Vaat etmek. Benzemek ( ceğe). Ant. Vaat. Söz. Söz vermek. Beklenti. Belirli bir duruma işaret etmek.

Promiscuousness : Karışıklık.

İngilizce Promissory Türkçe anlamı, Promissory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Promissory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Committals : Suç işleme. Söz. Sevketme. Cezaevine gönderme. Akıl hastanesine gönderme. Hapse gönderme. Teslim etme. Hapse atma. Teslim etmek.

Acpt : Bu şekilde kabul edilen yazılı döküman. Borçlunun vadeli poliçe veya tahvili ödemeye hazır olduğunu belirten resmi bildirim.

Liabilities : Borç. Ödenecek borç. Sorumluluk. Üstlenme. Çevreye beklenmedik bir şekilde kirletici maddelerin serbest bırakılmasının neden olabileceği hasarlar (çevreyi koruma). Sorumluluklar. Borçlar toplamı. Bir işletmenin bilançosunda kayıtlı olan mali yükümlülükler. Bir şirketin veya kişinin borçları. Düyun.

Enterprises : İşletme. Şirket. Gözüpeklik. Girişim. Girişkenlik. Firma. Atılganlık. Maceracı ruh. Meydan okuma planı.

Affidavit : Yemin takriri. Yeminli ifade. Noter veya benzeri resmi makamlar önünde verilen yazılı ve yeminli beyan. Kimi vergilerden bağışık olduğunu ya da pay ve borç belgitlerinin kendisine ilişkin olduğunu açıklamak amacıyla verilen antlı belge. Yazılı ve yeminli ifade. Antlı bildiri. Beyanname. Yazılı ifade. Yeminli yazılı ifade.

 

Committal : Teslim etmek. Teslim etme. Sevketme. Hapse gönderme. Söz. Cezaevine gönderme. Hapse atma. Suç işleme. Akıl hastanesine gönderme.

Juration : Vaat. Yemin. Yemin ettirme. Yemin etme. Ant. Yemine etme eylemi.

Payable to order : Emirle ödenecek olan. Emre ödenecek. Emre yazılı senet. Emrine ödenecek.

Pignus : İpotek. Rehin. Teminat. Rehin akdi. Mülkiyet yerine zilyetliğin rehin alana devredildiği rehin akdi.

Affidavits : Yeminli ifade. Yazılı ifade. Yazılı ve yeminli ifade. Yemin takriri. Beyanname. Yeminli yazılı ifade. Noter veya benzeri resmi makamlar önünde verilen yazılı ve yeminli beyan. Yeminli belge.

Promissory synonyms : incumbrance, enterprize, engagement, enterprise, commitment, commitments, encumbrance.

Promissory ingilizce tanımı, definition of Promissory

Promissory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Containing a promise or binding declaration of something to be done or forborne.