Prophase türkçesi Prophase nedir

  • İlk evre.
  • Profaz.
  • Kromozomların belirli hale geçtiği, kıvrılıp kısalmaya başladığı ve homolog kromozomların yan yana geldiği, sentriol çiftlerinin kutuplara doğru hareket ettiği ve iğ ipliklerinin oluşmaya başladığı, çekirdek zarının parçalandığı mitoz ya da mayoz bölünmesinin ilk ve hazırlık evresi.
  • Önevre.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Prophase ingilizcede ne demek, Prophase nerede nasıl kullanılır?

Prophases : Profaz. İlk evre.

Prophasis : Profaz. Mitoz bölünmenin, mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinin ilk evresinde de gözlenen, hücrenin komşu hücrelerle ilişkisini bozarak yuvarlak bir durum aldığı, mitoz mekiği ve kromozomların biçimlendiği evre.

Prophage : Konakçı kromozomuna birleşmiş lizoje durumdaki bir tempere fajın latent formu. Dna'sı konukçu bakterinin dna'sıyla kaynaşıp kopyalanan enfeksiyon yapmayan, kararlı provirüs formu. bazı durumlarda konukçu dna'sıyla kaynaşmayan faj dna'sı. Profaj. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Prophane : Propan.

Caprophagy : Dışkı yeme. Kaprofaji.

Prophesy : Kestirimde bulunmak. Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek (bir olayın gerçekleşeceğini). Önceden tahmin etmek. Gaipten haber vermek. Tahminde bulunmak. Gelecekten haber vermek. Önceden haber vermek. Vahiyle haber vermek. Önceden haber verme.

 

Saprophagous : Ölü organik maddeler ve bitki döküntüleriyle beslenen. Taze ölü veya çürümüş hayvanlarla beslenen. Saprofaj.

Coprophagous : Koprofaj. Dışkı ile beslenen (bazı böceklerde, kuşlarda, vs. yaygın olan). Gübre yiyen.

Prophecies : Kehanetler. Kehanet. Tahmin.

Prophecy : Tahmin. Dinsiz kimse. Bilimsel verilere dayanmadan olayların gelecekte alacağı biçimlere ilişkin öngörü. Keramet. İlham. Kahinlik. Gizdeyi. Kestirim. Önceden bildirme. Önbili.

İngilizce Prophase Türkçe anlamı, Prophase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prophase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prophasis : Mitoz bölünmenin, mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinin ilk evresinde de gözlenen, hücrenin komşu hücrelerle ilişkisini bozarak yuvarlak bir durum aldığı, mitoz mekiği ve kromozomların biçimlendiği evre.

Miosis : Gözbebeği büzülmesi. Göz bebeği büzülümü. Miyoz. Göz bebeği daralması. Miyozis.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Meiosis : Redüksiyon bölünmesi. Mayoz. Mayoz bölünme. Yarılanımlı çoğalma. Canlının cinsiyet hücrelerinde kromozom sayılarının yarıya indirildiği, birinci ve ikinci olgunluk bölünmesi. olgunlaşma bölünmesi de denilen bu bölünmeyle her tür için belirli sayıdaki kromozom sayıları korunmuş olur. ard arda gelen iki mitoz bölünmedir. Az gösterme. Meyoz. Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veye somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi, indirgeme bölünmesi, indirgenme bölünmesi, mayotik bölünme, mayoz bölünme, redüksiyon bölünmesi. Eşeyli bölünme. İndirgeme bölünmesi.

 

Leptotene : Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler biçiminde ortaya çıktığı erken evre. Leptoten. Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre. leptonema.

Zygotene : Mayoz profazının homolog kromozomların çiftler teşkil ettiği safhası. Zigoten. Bir hücrenin ayrılma aşaması (biyoloji terimi).

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Mitosis : Karyokinez. Ökaryotik hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi, kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz everelerini geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları, karyokinez, mitoz bölünme, mitotik bölünme. Eşeysiz bölünme. Eseysiz bölünme. Mitoz. Ökaryot hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi. kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları. sentriyol bulunan hücrelerde mitoza astral mitoz, sentriyol bulunmayan hücrelerde ise anastral mitoz denir. mitozu takiben sitoplazma bölünmesi (sitokinez) ile hücre iki oğul hücreye ayrılır. Bölünerek çoğalma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türün somatik hücrelerinin kendine özgü sayısında ve oluşan her iki hücrenin aynı olmasının sağlandığı, birçok karmaşık süreç içeren, dolaylı bir hücre bölünme yöntemi, mitoz siklusu, karyokinez. ileri derecede farklılaşan sinir ve kas hücreleri dışındaki tüm soma hücreleri bu tip bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek diploit sayıda kromozomlardan oluşan iki hücre biçimlenir.

Acacia : Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı.

Prophase synonyms : phase of cell division, synezesis, reduction division, abiotic factor, abacus bodies, abductor muscle, pachytene, aardwolf, synizesis, aardvark, diakinesis, a cell, abramis zone, a chromosome, prophases, primordium, abo blood groups system, a site, diplotene, aardvarks, abiotic environment.