Leptotene türkçesi Leptotene nedir

  • Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler biçiminde ortaya çıktığı erken evre.
  • Mayoz bölünmesinin profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre. leptonema.
  • Leptoten.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Leptotene ingilizcede ne demek, Leptotene nerede nasıl kullanılır?

Leptothrix : Leptotriks.

Leptocephalus : Leptosefalus. Gelişmeleri 1-3 yıl süren, lateral olarak yassılaşmış, saydam ve çok az pigmentli olan yılan balığı larvası. Bazı balık gruplarında yaprak benzeri veya saydam şerit benzeri olan larvalar.

Leptocercal : Macrouridae ailesi bireylerinde görülen kamçı veya yaprak benzeri kuyruk biçimi. Yaprakkuyruk. Leptoserkal.

Leptodactylous : İnce ayak parmakları. Leptodaktili ile ilgili.

Leptokurtic distributions : Çok basık dağılımlar.

Leptorhine : Uzun ve dar burunlu.

Lepton : Yeğnicik. Eksicik, artıcık, müon ve ılıncıkaltı kümesine giren küçük kütleli parçacıklara verilen ad. Çok az kütleleri olan atom içindeki birkaç parçacıktan herhangi biri. Lepton. Lepton (atom). Yeğincik.

Leptonema : Leptonema dönemi. Mayoz bölünmenin profaz evresi başlangıcında ince uzun olan kromozomların birbirlerinden uzakta bulundukları zaman aralığı.

Leptomeningitis : Leptomenenjit. Leptomeningitis. Örümceksi zarın ve ince zarın yangısı.

 

Leptokurtic disturbances : Çok basık bozukluklar.

İngilizce Leptotene Türkçe anlamı, Leptotene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leptotene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stage : Menzil. Sinema, televizyon, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Aşama. Tiyatro sahnesi. Görünçlük. Hazırlamak. Sahnelemek. Sahne. Yerbilim zamanlarından bir dönem süresi içinde oluşmuş katmanlı kayaçlar. Konak.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Phase : Pille. Evreler halinde hazırlamak. Bir şeyin gözle görünen kısmı. evre. bir sistemin fiziksel, kimyasal veya mekanik olarak ayrılabilme durumu. elektrodiyagnostik kayıtta bir daganın en alt çizgiye ardışık olarak iki ke erişmesi arasındaki dönem. Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Faz. Evre. Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz. Kesim. Merhale.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Leptotene synonyms : abramis zone, prophase, synapsis, a protein, acacia, abambulacral area, abductor muscle, a site, a cells, aardvark.