Prophecy türkçesi Prophecy nedir

  • İlham.
  • Bilimsel verilere dayanmadan olayların gelecekte alacağı biçimlere ilişkin öngörü.
  • Gizdeyi.
  • Önbili.
  • Peygamberlik.
  • Tahmin.
  • Önceden bildirme.
  • Kehanet.
  • Kahinlik.
  • Dinsiz kimse.
  • Keramet.
  • Kestirim.

Prophecy ile ilgili cümleler

English: Your prophecy has come true.
Turkish: Kehanetin gerçekleşti.

English: The prophecy came true.
Turkish: Tahmin doğru çıktı.

English: It isn't a prophecy.
Turkish: O bir kehanet değil.

English: Do you believe in prophecy?
Turkish: Kehanete inanır mısınız?

Prophecy ingilizcede ne demek, Prophecy nerede nasıl kullanılır?

Divine prophecy : Tanrı'dan esinlenilmiş vahiy. Kutsal kehanet. İlahi kehanet.

Self fulfilling prophecy : Bir inanç veya beklentinin, doğru olsun veya olmasın, bir olayın sonucunu veya iktisadi karar birimlerinin davranışlarını ve uygulamalarını etkileyeceğini ileri süren, robert k. merton tarafından geliştirilen kavram. İnancı doğrulama. Sadece beklendiği için meydana gelen kehanet. Kendini gerçekleştiren kehanet. Kendi gerçekleşen kehanet.

Prophecies : Kehanetler. Tahmin. Kehanet.

Prophen : Steroit yapısında olmayan yangı giderici ilaçların bir grubu. Profen.

Prophesied : Önceden haber vermek (bir olayın gerçekleşeceğini). Gelecekten haber vermek. Kestirimde bulunmak. Vahiyle haber vermek. Önceden haber vermek. Tahminde bulunmak. Kehanette bulunmak. Önceden haber verme. Gaipten haber vermek.

 

Prophets : Peygamberler. Peygamber. Kahin. Resul.

Prophetess : Peygamber (kadın). Kadın peygamber.

Prophetically : Kahincesine. Kahince. Kehanetle ilgili olarak.

Prophesying : Kehanette bulunmak. Gaipten haber verme. Vahiyle haber verme. Kehanette bulunma. Gelecekten haber vermek. Vahiyle haber vermek. Önceden haber vermek. Gelecekten haber veren. Önceden haber verme.

Prophetical : Peygamberce. Kehanet gibi. Kahince. Kehanetle ilgili.

İngilizce Prophecy Türkçe anlamı, Prophecy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prophecy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bodement : Emare. Öngörü. İçine doğma. Belirti. Kestirme. Önsezi. Alamet.

Anticipations : Öngörü. Umma. Önceden tahmin edip ona göre davranma. Bekleme. Önceden yapma. Tahmin etme. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini). -den önce davranma. Sezme.

Calculation : Hesap. Hesaplama. Hesap sonucu. İşletmede üretim öğelerinin kullanılması sonucu üretim giderlerini ayrı ayrı sayışımlamak ve bu giderleri üretim birimi sayısına bölerek işletmeye maloluş değerlerini saptamak için yapılan sayışmaların tümü. Öngörü. Çıkar hesabı. Düşünüp taşınma. Maloluş sayışımları.

Afflatus : Vahiy. Esin.

Calculations : Hesap. Hesap sonucu. Düşünüp taşınma. Çıkar hesabı. Hesaplamalar. Hesaplama. Öngörü.

Divination : Bakı. Fal. Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla, yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel, dinsel, simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları, kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi. bk. hava bakısı, horoz bakısı, un bakısı, tuz bakısı, dölüt örtüsü bakısı. Sezme. Geleceği görme veya tahmin etme. Keşif.

 

Omens : Alamet. Kehanette bulunmak. İşaret. Belirti.

Approximation : Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. Yakınlık. Uyumlulaştırma. -e yakın bir şey. Yaklaştırma. Yaklaşma. -e yakın olma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yakınlaştırma. Gözlem araçlarıyla elde edilen bilgilerin belli bir kesinlik ölçüsüne yaklaşma düzeyi ya da gözlem değerlerinin kalıplı tanım ya da simgelere uygun düşme durumu.

Clairvoyance : Keskin gözlülük. Basiret. Altıncı his. Sağgörü. Esin. Görülemeyen şeyleri görme yeteneği. Geleceği görebilme gücü. Falcılık.

Prophecy synonyms : crystal gazing, vaticination, estimate, divinations, approximations, bodings, heathens, conjectures, miracles, miracle, clairvoyances, auguries, prognoses, prevision, omen, boding, foretelling, conjecturing, inspirations, heathen, conjectured, augury, brain wave, soothsaying, budgeting, auspice, prompting, appraisement, appraisal, forecasting, anticipation, prognostication, revelation.

Prophecy ingilizce tanımı, definition of Prophecy

Prophecy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., an inspired foretelling. A declaration of something to come. A foretelling. A prediction.