Prospective buyer türkçesi Prospective buyer nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Potansiyel alıcı.
  • Bir malı henüz satın almamış, ancak satın alması beklenen gerçek veya tüzel kişi.
  • Muhtemel alıcı.
  • Beklenen müşteri.

Prospective buyer ingilizcede ne demek, Prospective buyer nerede nasıl kullanılır?

Prospective : Niyetli. İleriye dönük. İleriye yönelik. Beklenen. Gelecekteki. Umulan. Müstakbel. Muhtemel. Olası. Prospektif.

Buyer : Alıcı firma. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Satın almacı. Malı satın alan. Satın alma görevlisi. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi. Alıcı. Alan. Satın alan. Mal alıcısı.

Prospective customers : Almaya niyetli müşteriler.

Prospective demand : Bir malın potansiyel alıcılarının oluşturduğu istem. bk. imgesel istem. Potansiyel istem.

Prospective firm : Potansiyel satıcı. Bir piyasaya henüz girmemiş ancak girmesi beklenen satıcı.

Prospective seller : Potansiyel satıcı. Bir piyasaya henüz girmemiş ancak girmesi beklenen satıcı.

İngilizce Prospective buyer Türkçe anlamı, Prospective buyer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prospective buyer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Potential buyer : Potansiyel müşteri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Prospective buyer synonyms : a shift in demand, a change in demand, a shift in individual demand, a type mutual funds, abnormal budget receipts, a pass through certificate, ability to pay principle.