Prospered türkçesi Prospered nedir

Prospered ingilizcede ne demek, Prospered nerede nasıl kullanılır?

Ill gotten gains never prosper : Haram maldan hayır gelmez.

Prosper : İyileşmek. Yolunda gitmek. Başarmak. Zenginleşmek. Gönenmek. Refah düzeyi yükselmek. Geliri artmak. Başarılı olmak. Zenginleştirmek. İyi gitmek.

Prospering : İyi gitmek. Başarılı olmak. Başarılı. Başarmak. Başarılı olan. Yolunda gitmek. Zenginleştirmek.

Prosperity : Refah. Feyiz. Ümran. Başarı. Muvaffakiyet. Hayır. Bolluk. Zenginlik. Gönenç. Ongunluk.

Prosperity party : Refah partisi.

Prospect hole : Arama deliği. Araştırma deliği.

Prospect : Maden aramak. Aramak (altın). Görünüş. Olasılık. İncelemek. İhtimal. Manzara. Bakış. Beklenti. Umut.

Prospers : Gelişmek. Başarılı olmak. İyi gitmek. Gönenmek. İyileşmek. Refah düzeyi yükselmek. Yolunda gitmek. Başarmak. İşleri rast gitmek. Geliri artmak.

Prosperously : İkbal ve saadetle. Refahla.

Improsperous : Kalkınmamış.

İngilizce Prospered Türkçe anlamı, Prospered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prospered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Go far : Karşılamak. Yetmek. Uzun mesafe katetmek. Çok uzak yerlere yolculuk yapmak. Çok başarılı olmak. Uzaklaşmak. Çok iş görmek. Uzaklara gitmek. Doyurmak.

Clothed : Bürümek. Giydirmek. Sarmak. Giyinmiş. Renklendirmek. Giysi sağlamak. Güzel bir dille anlatmak. Giydirilmiş. Örtmek.

Thrive : Serpilmek. Dallanıp budaklanmak. Uygun şartlar içinde büyümek. İyi gelişmek. İyiye gitmek. İşi iyi gitmek. Çok iyi gitmek (işler). Sepilemek.

Get ahead : Maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek. Gelişme göstermek. Öne geçmek. İlerleyerek diğerlerinin önüne geçmek. İlerlemek. Maddi açıdan daha iyi bir duruma girmek. Tasarruf etmek. Önde olmak.

Booms : Uğuldamak. Artırmak. Gümbürdemek. Gürlemek. Çıkış yapmak. Gümlemek. Geliştirmek. Fırlamak.

Click : Şansı olmak. Şaklatmak. Anlamak. Tıklamak. Ses çıkarmak. Çıtırdamak. Kanı kaynamak. Tıkırtı.

Ameliorate : Abat eylemek. Islah etmek. Geliştirmek. Düzeltmek. Düzelmek. Ondurmak. İyileştirmek.

Boom : Yıldızı parlamak. İktisadi dalgalanmanın genişleme aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde artışın olduğu durum. krş. çöküntü. Fırlamak. Patlama. Gümbürdemek. Gümbürtü. Gümlemek. İktisat, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Işıldak direği.

Turn the corner : Köşeyi dönmek. Krizi geçirmek. İyiye gitmek. Tehlikeyi atlatmak. Tehlikeyi geçiştirmek. Kritik noktayı atlatmak.

Amending : İyileştirmek. Değişmek. Değiştirmek (kanun vb). Düzelmek. Değiştirme. Düzeltmek.

Prospered synonyms : make rich, make the grade, amended, doing well, ameliorates, flourish, match, come through, change state, thrives, go right, clothe, suit, keep the tail in the water, go places, arrive, arrives, brew, shape up, prospering, be crowned with success, be happy, change for the better, come to, accomplishing, advance, bring home the bacon, suits, bowled, ameliorated, come along, better, achieves.