Prosperity türkçesi Prosperity nedir

Prosperity ile ilgili cümleler

English: You need to understand that prosperity doesn't last forever.
Turkish: Refahın sonsuza kadar sürmediğini anlaman gerek.

English: I wish you both happiness and prosperity.
Turkish: Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.

English: It will threaten the prosperity of the town.
Turkish: O, kasabanın ikbâlini tehdit edecektir.

English: You must realize that prosperity does not last forever.
Turkish: Refahın sonsuza dek sürmeyeceğini fark etmelisin.

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

 

Prosperity ingilizcede ne demek, Prosperity nerede nasıl kullanılır?

Prosperity party : Refah partisi.

Prospering : Zenginleştirmek. Başarılı olan. Başarmak. Başarılı. Başarılı olmak. İyi gitmek. Yolunda gitmek.

Ill gotten gains never prosper : Haram maldan hayır gelmez.

Prosper : Zenginleştirmek. Yolunda gitmek. Gelişmek. İyileşmek. Geliri artmak. Başarılı olmak. İşleri rast gitmek. Gönenmek. Refah düzeyi yükselmek. İyi gitmek.

Prospered : Başarmak. Zenginleşmek. Yolunda gitmek. Gönenmek. İyileşmek. İşleri rast gitmek. Başarılı olmak. İyi gitmek. Geliri artmak. Zenginleştirmek.

Prospect hole : Araştırma deliği. Arama deliği.

Unprosperous : Başarılı olmayan. Sonuç vermeyen. Başarısız. Verimli olmayan.

Prosperousness : Şanslılık. Uygunluk. Yolundalık. Başarılı olma. Zenginlik. Kazançlı olma. Elverişlilik.

Prospers : Başarmak. İşleri rast gitmek. Zenginleşmek. Gönenmek. Refah düzeyi yükselmek. Zenginleştirmek. İyi gitmek. Yolunda gitmek. Geliri artmak. Gelişmek.

Improsperous : Kalkınmamış.

İngilizce Prosperity Türkçe anlamı, Prosperity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prosperity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Welfares : Sosyal yardımlaşma. Sıhhat. İyilik. Yoksullara yardım. Esenlik. Mutluluk ve sağlık içinde yaşama. Yardım.

Bonanzas : Zengin. Zengin maden. Beklenmedik zenginlik. Zengin maden yatağı. Zengin maden damarı. Çok karlı iş. Beklenmedik kazanç. Kazanç kaynağı.

 

Ease : Rahatlamak. Kolaylaştırmak. Rahatlık. Rahat. Kolaylaşmak. Dikkatle yerleştirmek. Dikkatle hareket ettirmek. Hafifletmek. Huzur.

Acquirement : Elde etme. Edinme. Edinç. Kazanç. İlim. Zamanla kazanılan nitelik. Edinilen şey. Hüner. Kazanma.

Forehandedness : Dikkat. İyi kararlar verebilme. Kanaatkarlık. Tutumluluk. Gelecek için hazır olma. Gecleğe hazırlıklı olma. Beklenmedik sorunlarla iyi başa çıkabilme.

Economic resources : Varlıklar. Finansal ve ticari araçlar. Ekonomik araçlar. Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler. Üretim faktörleri. Sermaye. Ekonomik kaynaklar.

Cornucopias : Bereket. Bereket simgesi sayılan meyve vb. dolu boynuz. Boynuz anten. Boynuz biçimli kap. Boynuz biçimli süsleme.

Upbeat : Vurgusuz tempo. İyimser. Eğlenceli. Neşeli.

Felicity : Nimet. Saadet. Etkileyici ifade veya üslup. Mutluluk. Uygunluk. Yerinde kullanılan söz. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.

Eleemosynary : Hayır işleri. Sadaka ile ilgili. İyiliğe özgü. Sadaka. Hayırla ilgili. Hayra ait.

Prosperity synonyms : eudaemonia, successfulness, eudaimonia, opulences, favourite, weal, good fortune, benefaction, amplitude, havings, weals, bountifulness, philanthropy, deeding, diplomacies, nope, auspiciousness, fortunateness, amplitudes, efforts, good luck, comfort, beneficence, achieving, bonanza, accomplishment, prosperous, philanthropies, deed, cornucopia, well being, wellbeing, strength.

Prosperity zıt anlamlı kelimeler, Prosperity kelime anlamı

Weakness : Cansızlık. Sönüklük. Zayıflık. İnginlik. Kuvvetsizlik. Dayanıksızlık. Halsizlik. Zaaf. Hasta oluş. Güçsüzlük.

Misfortune : Kara talih. Bela. Kaza. Felaket. Kör talih. Aksilik. Terslik. Kötü talih. Bedbahtlık. Şansızlık.

Bad luck : Kör şeytan. Şeamet. Kör şans. Şanssızlık. Karayazı. Uğursuzluk. Aksilik. Talihsizlik. Kör talih. Kötü şans.

Prosperity antonyms : ill being, failure.

Prosperity ingilizce tanımı, definition of Prosperity

Prosperity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, commercial prosperity. Successful progress in any business or enterprise. National prosperity. Success. Attainment of the object desired. Good fortune. The state of being prosperous. Advance or gain in anything good or desirable.