Turn the corner türkçesi Turn the corner nedir

  • Köşeyi dönmek.
  • Tehlikeyi atlatmak.
  • Tehlikeyi geçiştirmek.
  • İyiye gitmek.
  • Kritik noktayı atlatmak.
  • Zenginleşmek.
  • Krizi geçirmek.

Turn the corner ile ilgili cümleler

English: It's the first house after you turn the corner.
Turkish: Köşeyi döndükten sonra ilk ev.

English: Turn the corner and you will see the stadium.
Turkish: Köşeyi dön, stadyumu göreceksin.

Turn the corner ingilizcede ne demek, Turn the corner nerede nasıl kullanılır?

Turn : Perende atmak. Çevirmek. Dönüşmek. Hastalık nöbeti. Çark etmek. Değişim. Atlatmak. Sapma. Yöneltmek. Bulandırmak.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Corner : Köşeye sıkıştırmak. Ele geçirmek. Köşe dönmek. Piyasasını ele geçirmek. Yakalamak (konuşmak veya konuşturmak için). Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Viraj almak. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Virajı almak. Köşeye kıstırmak.

Turn the tables : Büyük bir değişikliğe sebep olmak. Zorlayıcı bir şekilde durumu değiştirmek.

Turn the balance : Sonucunu değiştirmek. Bir olayın sonucunu etkilemek.

 

Turn the clock back : Geçmişe geri dönmek. Zamanı geriye almak. Zamanı tersine çevirmek. Saati geri almak. Henüz geçmiş bir saate geri dönmek. Saati geriye almak. Hortlatmak. Yeniden gündeme getirmek. Geçmişe dönmek.

Turn the key : Anahtarı çevirmek. Kilitlemek.

Turn the oar : Küreği çevirmek.

Turn the scales : Sonucunu değiştirmek. Ağır basmak. Bir olayın sonucunu etkilemek. Sonucu belirlemek. Sonuca bağlamak. Durumu değiştirmek. Sonucu etkilemek.

Turn the paddle : Küreği çevirmek.

İngilizce Turn the corner Türkçe anlamı, Turn the corner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn the corner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weather the storm : Düze çıkmak. Zor durum atlatmak. Sıkıntıya göğüs germek. Fırtınadan sağ çıkmak. Badire atlatmak. Zorlukların hakkından gelmek. Krizi atlatmak. Zorluklara göğüs germek. Kriz atlatmak.

Get rich : Varsıllaşmak. Zenginlemek. Tüylenmek. Palazlanmak. Zengin olmak. Biti kanlanmak.

Be coining money : Para kırmak. Voliyi vurmak. Para kazanmak. Çok para kazanmak. Para basmak.

Thrive : İyileşmek. Sepilemek. Uygun şartlar içinde büyümek. Dallanıp budaklanmak. Çok iyi gitmek (işler). İyi gelişmek. Serpilmek. Başarılı olmak.

Shake the pagoda tree : Kısa yoldan servet sahibi olmak.

Elude : Kaçınmak. Kaçamak yapmak. -den sıyrılmak. Anlayamamak. Kaçmak. -den kurtulmak. Kurtulmak. Aklına gelmemek. Yakayı sıyırmak. Sakınmak.

Be over the hump : Can alıcı noktayı (aşmak). Uyuşturucu etkisinde olmak. İşin en zor tarafını atlatmış olmak. Düzeliyor olmak. Sıkıntıyı atlatmak. En sıkıntılı kısmını atlatmak. En zor kısmını atlatmak.

 

Getting rich : Zengin olmak.

Flourish : Savurmak. Dalgalanmak. Gösteriş. Güzelleşmek. Fanfar çalmak. Süslemek. El sallamak. Sergilemek. Gelişmek. Sağlıklı olmak.

Turn the corner synonyms : turn a street corner, hit the jackpot, flourishes, recuring, improve, thrives, be out of the woods, flourished, change for the better, ride out the storm, look up, prospered, take a turn for the better, shake the pagoda, become rich, hit pay dirt, recured, recures, strike it rich, prosper, be out of the wood, prospers, get better, recure.