Turn the key türkçesi Turn the key nedir

Turn the key ile ilgili cümleler

English: Turn the key to the right.
Turkish: Anahtarı sağa doğru dönder.

Turn the key ingilizcede ne demek, Turn the key nerede nasıl kullanılır?

Turn : Atlatmak. Burkmak. Sürpriz. Varmak. Dönüştürmek. Etkilemek. Döndürme. Üstüne tutmak. Hastalık nöbeti. Sapmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Key : Coşturmak. Ana. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Kilit. Girmek bilgisayar. Açkı. Tespit etmek. Tutturmak. Uydurmak.

Turn the tables : Zorlayıcı bir şekilde durumu değiştirmek. Büyük bir değişikliğe sebep olmak.

Turn the balance : Sonucunu değiştirmek. Bir olayın sonucunu etkilemek.

Turn the knife : Yarayı deşmek. Yaraya tuz basmak.

Turn the paddle : Küreği çevirmek.

Turn the corner : Köşeyi dönmek. Tehlikeyi geçiştirmek. Kritik noktayı atlatmak. Krizi geçirmek. İyiye gitmek. Zenginleşmek. Tehlikeyi atlatmak.

Turn the other cheek : Öteki yanağını çevirmek. Diğer yanagını dönmek. İlk kötü deneyiminden ders almamak. Öteki yanağını uzatmak. Diğer yanağını uzatmak. Kötüye kötülükle cevap vermemek.

 

Turn the scales : Durumu değiştirmek. Sonuca bağlamak. Ağır basmak. Sonucu belirlemek. Sonucu etkilemek. Sonucunu değiştirmek. Bir olayın sonucunu etkilemek.

İngilizce Turn the key Türkçe anlamı, Turn the key eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn the key ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fastens : Yüklemek. Bağlamak. Gözünü dikmek. Çengelle bağlamak. Raptiyelemek. Birleşmek. İliştirmek. Tutturulmak. Gözünü ayırmamak.

Key in : Veri girmek. Data girmek. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). (veri) girmek.

Closes : Uzlaşmak. Sürgülemek. Kapatmak. Kesmek. Yaklaşmak. Örtmek. Son vermek. Kapamak. Bitirmek.

Key : Açkı. Akort etmek. Kilit. Ana. Sıkıştırmak. Girmek bilgisayar. Anahtar. Coşturmak. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.

Interlocks : Birbirine bağlamak. Birbirine bağlanmak. Birbirine bağlama. İç içe geçmek. Kenetlenmek. Birbirine kenetlemek. Kenetlemek. Bağlamak. Bağlantı. Birbirine kenetlenmek.

Hasped : Çile. Çengelli iğne. Kopça. Tutturmak. Toka. Kopçalamak. Asma kilit. Makara. İplik makarası.

Hasping : Toka. Tutturmak. İplik makarası. Çengelli iğne. Kopça. Kopçalamak. Asma kilit. Çile. Makara.

Bolt out : Sürgülemek. Kimse girmesin diye bir kapıyı kilitlemek. Kapatmak.

Fasten : Tutturulmak. İliştirmek. Çengelle bağlamak. Birleşmek. Gözünü ayırmamak. Yüklemek. Bağlanmak. Gözünü dikmek. Bağlamak. Tutturmak.

Turn the key synonyms : key on, interlock, fence in, interlocking, hasps, hasp, fasten up.