Provided türkçesi Provided nedir

  • Tedarik edilen.
  • Yeter ki.
  • Şartıyla.
  • Sağlanmış.
  • -mek şartıyla.
  • Koşul koymak.
  • Şart koşmak.
  • Önlem almak.
  • Sağlamak.
  • Karşılamak.
  • ... olmak kaydıyla.
  • İhtiyacını karşılamak.
  • Eğer.
  • Hazırlıklı olmak.
  • Ancak.
  • Şayet.
  • Temin etmek.

Provided ile ilgili cümleler

English: Any book will do provided it is interesting.
Turkish: İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.

English: Attendance should be good provided the weather is favorable.
Turkish: Hava güzel olması koşuluyla, katılım iyi olmalı.

English: Ali provided evidence.
Turkish: Ali kanıt sağladı.

English: Audio in Tatoeba sentences are provided by Shtooka.
Turkish: Tatoeba cümlelerindeki ses Shtooka tarafından sağlanmıştır.

English: Ali was fed up with eating the low quality food provided by the prison.
Turkish: Ali hapishane tarafından temin edilen düşük kaliteli yiyecek yiyerek besleniyordu.

Provided ingilizcede ne demek, Provided nerede nasıl kullanılır?

As provided by : Tarafından sağlandığı gibi.

Be provided for : İhtiyaçları karşılanmak.

Be provided with : Haiz olmak.

Unprovided : Mahrum. Yoksun. Hazırlıksız. Gafil.

Unprovided for : Beklenmeyen. Hazırlıksız. İhtiyacı karşılanmamış. Gereksinimleri karşılanmamış.

Provident bank : Tasarruf sandığı.

Provident : Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen. İdareli. Tutumlu. İhtiyatlı. Hazırlıklı. Tedbirli. Tasarruf.

 

Provide for : Geçindirmek. İhtiyaç karşılamak. Öngörmek. Hesaba almak. Hesaba katmak. Gereksinimini sağlamak. İhtiyaçlarını karşılamak. Düşünmek. Birine iyi bakmak. Sağlamak.

Providential : Allahtan gelen. Allahın inayetiyle olan. Hızır gibi yetişen. Tam vaktinde yetişen. Allahtan. Allah'tan olan. Şanslı. Talihli. Kısmetli. Allahın hikmet ve takdirine ait.

Provident fund : Yardım sandığı. Tasarruf sandığı.

İngilizce Provided Türkçe anlamı, Provided eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Provided ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curtain : Perdelemek. Perde kapanış sözü. Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü. Tiyatro perdesi. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Perde takmak. İç perde. Ölüm.

Pander : Dümbük. Fuhuşa teşvik etmek. Deyyus. Kötülüğe teşvik etmek. Pezevenk. Pezevenklik etmek.

Set conditions : Şartlar yaratmak. Şart getirmek. Şartları zorlamak. Şartları oluşturmak.

Fit : Girmek. Formda. Yakıştırmak. Sağlıklı. Uydurmak. Yetenekli. Uymak. Yeterli. Yerinde. Denk gelmek.

Counterbalanced : Denkleştirilmiş. Denk. Eşit güçle karşı koymak.

Manoeuvred : Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Hile. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Önlem. Manevra yapmak. Dolap çevirmek. Hile yapmak. Manevra. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek.

 

Signalise : İşaretle bildirmek. Önemli yapmak. Göze çarpan şekle getirmek. Sinyalize etmek. Bildirmek. Göstermek. Belirgin yapmak. Belirginleştirmek. Üzerinde durmak. Karakterize etmek.

Shelter : Siper. Sığınak. Sığınmak. Yatırmak. Barındırmak. Barınmak. Sundurma. Saklamak. Korunma. Barınak.

Computerise : Bilgisayarla hesaplamak. Bilgisayar aracılığı ile yürütmek veya üretmek. Bilgisayarla donatmak. Bilgisayara yüklemek. Bilgisayar ile işletmek. Bilgisayar programına sokmak. Makineleştirmek (also computerize). Bilgisayarlarla donatmak. Bilgisayar ortamına aktarmak. Bilgisayar programına almak.

Fill : Doymak. Doyma. Dolgu yapma. Yapmak. Kabarmak. Şişirmek. Doyumluk. Dolduracak miktar.

Provided synonyms : reflectorize, bewhisker, indulge, reflectorise, transistorise, terrasse, copper bottom, machicolate, kern, victual, hobnail, horse, mandating, fret, administers, gate, administer, skimp, board, furnish, ramp, so long as, counterbalance, signalize, grate, ensured, computerize, elicit, power, treat, only, however, constitutionalize.

Provided zıt anlamlı kelimeler, Provided kelime anlamı

Take : Kabul etme (vücut). Çekim. Tepki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (fotoğraf) çekmek. Etkili olmak. Yazmak. Ele almak. Kavramak. Tutulan balık miktarı.

Provided antonyms : kern.

Provided ingilizce tanımı, definition of Provided

Provided kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : If. By stipulation. Usually followed by that. As, provided that nothing in this act shall prejudice the rights of any person whatever. With the understanding. On condition.