Proxy türkçesi Proxy nedir

  • Vekaleten verilen.
  • Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Vekil.
  • Genel kurul için verilmiş vekalet.
  • Mümessil.
  • Vekaletname.
  • Yetkileme.
  • Vekalet.
  • Kendi adına bir işin yapımı, kovuşturulması ve olumlu bir sonuca varılabilmesi amacı ile bir başkasına verilen yetki, özümleme, kişileme.
  • Birisi adına ve sayışımına bir iş yapmayı yüklenen kişiye verilen yetkileme belgesi.
  • Yetkileme belgesi.
  • Vekillik belgesi.
  • Vekillik.
  • Temsilci.
  • Yetkili.

Proxy ingilizcede ne demek, Proxy nerede nasıl kullanılır?

Proxy server : Vekil sunucu. Proxy sunucu. Yetkili sunucu. Proxy sunucusu.

Proxy signature : Vekilin imzası.

Proxy variable : Vekil değişken. Temsili değişken.

Auto proxy script : Özdevinimli vekil betiği. Otomatik vekil betiği.

By proxy : Bilvekale. Vekil vasıtasıyla. Vekalet ile. Temsilen. Tedviren. Vekil olarak. Vekaleten.

Proximal convoluted tubule : Glomerüllere yakın olan kıvrıntılı lümenli tübüller. buranın kübik epitelinin fırçamsı kenarı vardır ve sodyum, potasyumla su geri emilimini gerçekleştirir. Proksimal dalgalı kanal. Böbrekte nefronun baş kısmını oluşturan, fırça kenar mikrovillüsleri bulunan tek tabakalı kübik epitelle astarlanmış dalgalı kanal. Proksimal kıvrımlı tübül. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Stand proxy : Vekalet etmek. Vekaleten bulunmak.

Ventricular proxysmal tachycardia : Ventriküler proksismal taşikardi. Kalpte karıncık içindeki bir odaktan kaynaklanan uyarımlarla nöbet halinde oluşan aşırı kalp atımı.

Proximal axonopathy : Sinirin üst bölümünün dejenerasyonuyla başlayan aksonopati. kimi depo hastalıkları ve mantar zehirlenmelerinde biçimlenir. Proksimal aksonapati.

Proxyship : Vekillik. Vekalet.

İngilizce Proxy Türkçe anlamı, Proxy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proxy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mandate : Zorlamak. Manda altına almak. Buyruk. Mazbata. Emretmek. Şart koşmak. Emirname. Manda altına koymak. Manda.

Administrator : İdareci. İdare amiri. Yönetici. Yönetmen. Müdür. Uygulayıcı. Vasi. Mütevelli.

Regencies : Niyabet. Hükümdarlık. Kral naipliği. Naiplik. Krallık. Naiblik süresi. Saltanat.

Commissary : Komiser. Delege yardımcısı. Büfe. Askeri kantin. İkmalden görevli subay. Piskopos vekili.

Mandating : Manda altına koymak. Emirname. Zorlamak. Manda altına almak. Mazbata. Emretmek. Manda. Buyruk. Şart koşmak.

Letter of attorney : Avukat tezkeresi. Dava vekaletnamesi.

Agent : Ajan. Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Fail. Bilgisayar, gümrük, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapan kimse. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Acenta.

Canvassers : Plasiye. Anketör. Sipariş toplayan kimse. Propagandacı. Oy tasnifiyle görevlendirilen memur.

 

Coryphaei : Koro şefi. Sözcü.

Proxy synonyms : procuracy, actings, ambassadors, procuratorship, ministries, agency, commissaries, authoritative, procurement, deputations, representatives, authority, deputation, nominee, decretorial, succession, barrister, administrators, power, administratrices, barristers, ex cathedra, deed of trust, ballyhoo man, competent, canvasser, ambassador, decretory, authorized, commanding, commissionaire, concessionaires, assignee.

Proxy ingilizce tanımı, definition of Proxy

Proxy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To do anything by the agency of another. Authority to act for another, esp. to vote in a legislative or corporate capacity. The agency for another who acts through the agent. To act or vote by proxy.