Proximal axonopathy türkçesi Proximal axonopathy nedir

  • Proksimal aksonapati.
  • Sinirin üst bölümünün dejenerasyonuyla başlayan aksonopati. kimi depo hastalıkları ve mantar zehirlenmelerinde biçimlenir.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Proximal axonopathy ingilizcede ne demek, Proximal axonopathy nerede nasıl kullanılır?

Proximal : Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Yakın olan. Organın bağlanma noktasına yakın. Yakın. Yakınsal. Bir noktaya doğru. Merkeze yakın olan. Proksimal.

Axonopathy : Aksonapati. Aksonda oluşan herhangi bir patolojik değişim.

Proximal convoluted tubule : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böbrekte nefronun baş kısmını oluşturan, fırça kenar mikrovillüsleri bulunan tek tabakalı kübik epitelle astarlanmış dalgalı kanal. Proksimal dalgalı kanal. Proksimal kıvrımlı tübül. Glomerüllere yakın olan kıvrıntılı lümenli tübüller. buranın kübik epitelinin fırçamsı kenarı vardır ve sodyum, potasyumla su geri emilimini gerçekleştirir.

Proximal epidural anaesthesia : Üst epidural anestezi. Yerel anestezik maddenin sakrumla birinci kuyruk omuru arasındaki duramaterle kolumna vertebralis duvarı iç yüzüne verilmesiyle elde edilen yerel anestezi tekniği.

Proximal paravertebreal anesthesia : Proksimal paravertebral anestezi. Spinal sinirlerin foramen intervertebraleden çıktıktan hemen sonraki bölgeye, anestezik çözeltinin enjekte edilmesiyle elde edilen anestezi.

 

Proximal straight tubule : Proksimal düz tübül. Böbrekte medüller bölgedeki, zayıf fırçamsı kenarı olan, kübik hücrelerle döşeli tübüller.

İngilizce Proximal axonopathy Türkçe anlamı, Proximal axonopathy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proximal axonopathy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abaxial : Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksenden uzak.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Proximal axonopathy synonyms : abdominal fat necrosis, abdominal distention, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, abamectin, abdominal palpation.