Psilosis türkçesi Psilosis nedir

  • Psiloz.
  • Saçları döken hastalıklar.

Psilosis ingilizcede ne demek, Psilosis nerede nasıl kullanılır?

Psilocibine : Psilosibin. Psilocybe mexicana’da 4-substitüte triptamin türevi, halusinojenik etkisi olan bir madde.

Psilocin : Psilosin. Psilocybe mexicana’da 4-substitüte triptamin türevi, halusinojenik etkisi olan bir madde.

Psilocybin : Psilosibin.

Psilomelane : Mineral. (mno2; yarı metalimsi parıltı, kara; çizgi kara; sertlik 6, yoğunluk 4.4-4.7; rombusal.). Psilomelan.

Epsilon : Yunan alfabesinin beşinci harfi.

Upsilons : Upsilon.

Epsilons : Epsilon.

Hypsiloid : Hipsiloid.

Upsilon : Yunan alfabesinde 'u' harfi.

Bogdan ypsilantis revolt : Buğdan ipsilantis ayaklanması.

İngilizce Psilosis Türkçe anlamı, Psilosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psilosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activity : Eylem. Etkiniik. Eyleyim. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Kuvvet. Yapılan işler. Fiil. Faaliyet. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu.

 

Sprue : Bağırsak iltihaplı tropik hastalık. Düşey yolluk. Döküm cürufu. Cüruf. Besleme geçidi. Yağlı sürgün. Spru. Tropik bir hastalık. Erimiş metalin kalıba akıtıldığı delik. Döküm deliği.

Epilation : Epilasyon.

Upset : Bozuk. Altüst olmuş. Devrilmiş. Alabora etmek. Yenmek (favori rakibi). Bulandırmak. Bozulmuş. Sinirli. Üzmek. Altüst etmek.

Disorder : Patırtı. Keşmekeş. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Düzensizlik. Bozmak. Kargaşa. Sağlığını bozmak. Nizamsızlık. Hastalık.

Psilosis synonyms : tropical sprue, bodily function, body process, bodily process.