Public debts türkçesi Public debts nedir

  • Devletin içerden ve dışardan almış olduğu borçlar. osmanlılarda 1854'ten beri sık sık yabancı ülkelerden alınan borçların tümü.
  • Amme borçları.
  • Düyunu umumiye.
  • Kamu borçlar.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Kamu borçları.
  • Devlet borçları.

Public debts ingilizcede ne demek, Public debts nerede nasıl kullanılır?

Public : İzleyiciler. Umumi. Herkesin bildiği. Umum. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Seyirci. Kamusal. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Halk. Kamuya ait.

Debts : Düyun. Pasif borçlar. Borç. Borçlar. Borçlu olma.

Public accounting : Muhasebe. Devlet muhasebesi. Kamu muhasebesi. Yetkili muhasebeci. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi. Serbest muhasiplik.

Public administration : Kamu yönetimi. Amme idaresi. Merkezi hükümet. Kamu idaresi. Amme yönetimi.

Public assistance : Sosyal yardım.

Public auction : Aleni müzayede. Açık artırma. Müzayede. Genel müzayede. Açık satış. Açık mezat. Açık artırma ile satmak.

İngilizce Public debts Türkçe anlamı, Public debts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Public debts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Axis powers : Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri. Eksen devletleri.

Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.

Armistice : Silah bırakma. Ateşkes. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Silahları bırakma. Savaşı bırakma. Mütareke.

Archives : Kayıtlar. Belgelerin saklandığı yer. Arşivler. Resmi evrak ve kayıtlar. Belgelik. Arşiv. Evraklar. Arşiv binası. Arşiv odası.

Autocracy : Baskı rejimi. Otokrasi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltıkçı yönetim. İstibdat. Mutlakiyet idaresi. Saltıkçılık. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Mutlak monarşi.

Archer : Okçu. Okla silahlanmış asker. Yay. İowa eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Kemankeş.

Apostle : Öncü. Havari. Misyoner. Dönme. Önder. Lider. Bir hareketin lideri. Apostol. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri.

Archon : Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont. Yönetici. Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri.

Areopagite : Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Areopagit.

Barbary : Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Berberi. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip.

Public debts synonyms : acropolis, national debt, barbarian, armour, antiquity, almanac, public debt, barricade.