Public goods türkçesi Public goods nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Kamu kesimi tahvilleri.
- Piyasa başarısızlığına neden olan unsurlardan biri olup, fiyatlandırılma ve satılma olanağı bulunmayan ve bu nedenle kar ençoklaştırması güdüsüyle hareket eden özel kesim tarafından hiç veya yeterince üretilemeyen; tüketimde rakipsizlik ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip ulusal savunma gibi mal ve hizmetler.
- Orta malları.
- Kamu malları.
Public goods ingilizcede ne demek, Public goods nerede nasıl kullanılır?
Public : Herkese açık. Umum. Halk. Halk için. Devlete ait. Herkesçe bilinen. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Herkesin bildiği. Kamu. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Goods : Meta. Emtia. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Mal mülk. Yük. Mal. Mamul. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Global public goods : Küresel orta mallar. Dünya üzerindeki bütün bireyler tarafından tüketilebilen, okyanuslar ve atmosfer gibi doğal olarak bulunan orta malları ile ozon tabakasının korunması, çevre kirlenmesinin önlenmesine yönelik çalışmalar ve dünya sağlık örgütü tarafından yapılan sağlık hizmetleri gibi finansmanı küresel düzeyde sağlanan orta malları.
Quasi public goods : Orta mallarının tüketimde rakipsizlik ve dışarıda tutulamama özelliklerini kısmen taşıyan paralı yollar, parklar, plajlar gibi orta malları benzeri mallar. Yarı orta malları.
Semi public goods : Yarı orta malları. Orta mallarının tüketimde rakipsizlik ve dışarıda tutulamama özelliklerini kısmen taşıyan paralı yollar, parklar, plajlar gibi orta malları benzeri mallar.
Public accounting : Muhasebe. Devlet muhasebesi. Serbest muhasiplik. Kamu muhasebesi. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi. Yetkili muhasebeci.
İngilizce Public goods Türkçe anlamı, Public goods eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Public goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Public property : Hazine arazisi. Devletin, kentlerin, kamu ekonomik girişimlerinin ve benzer kuruluşların iyeliğinde bulunan taşınmazlar. Kamu mülkü. Kamu mülkiyeti. Devletin, illerin ve belediyelerin malları. Kamusal mallar. Kamu taşınmazları. Kamu malı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Public goods synonyms : ability rent, abnormal budget, a change in individual demand, ability to pay approach, a type mutual funds, a pass through certificate, a group shares.

Bu kısımda Public goods kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Public goods ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Public goods anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Public goods ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.