Publicity agent türkçesi Publicity agent nedir

Publicity agent ingilizcede ne demek, Publicity agent nerede nasıl kullanılır?

Publicity : Tanıtma. Bir oyuna çok seyircinin gelmesi için afiş, radyo ve gazetede kısa haber vermeler ve rejisörlerle konuşmalar gibi baş vurulan çeşitli yollar. (tanıtma). Tecimsel duyuru. Aleniyet. Bir yapıtın, ilgilisi ile anlaşarak kamuya tanıtılması. Umuma açık olma. Tanıtı. Açıklanış. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Açıklık.

Agent : Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Etmen. Gizli ajan. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Distribütör. Gümrük işgüderi. Temsilci. Araç.

 

Publicity campaign : Reklam kampanyası. Tanıtım kampanyası.

Publicity man : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtı görevlisi. Reklamcı. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

Publicity manager : Reklam müdürü.

Publicity of jurisdiction : Duruşmanın açıklığı.

İngilizce Publicity agent Türkçe anlamı, Publicity agent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Publicity agent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hucksters : Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Seyyar satıcılık yapmak. Ayak satıcısı. Güvenilmez satıcı. Reklamcı (küçümseme belirtir). İşportacılık yapmak. Madrabaz. İşportacı. Boşboşçu. Tüccar.

Promoter : Düzenleyici. Menejer. Çığırtkan. Girişimci. Önayak olan kimse. Teşebbüs sahibi. Müteşebbis. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. Elebaşı.

Publicist : Reklamını yapan kimse. Halka tanıtan.

Publicity man : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtı görevlisi. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

Advertizer : Reklam yapan. İşi reklamcılık olan kişi. Reklam yapan (genellikle mal veya hizmet satmak için). Resmi olarak ilan eden (ayrıca advertiser).

Adman : İlancı.

Advertiser : Reklam veren. Reklamveren. Reklam yapımcısı. Tanıtıcı. Muhabir. İlancı.

Publicists : Gazeteci. Siyaset yazarı. Politika yazarı.

Advertising agent : Gazeteci. Tanıtım veya reklam düzenleyen kimse. Reklam acentesi. Reklam ajanı. Tanıtı görevlisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

Publicity agent synonyms : admen, advertisers, huckster.