Pulling türkçesi Pulling nedir
Pulling ile ilgili cümleler
English: Ali checked his rearview mirror before pulling out into traffic.
Turkish: Ali trafiğe çıkmadan önce dikiz aynasını kontrol etti.
English: Ali is pulling Mary's hair.
Turkish: Ali Mary'nin saçını çekiyor.
English: Ali is in the garden, pulling weeds.
Turkish: Ali bahçede otları çekiyor.
English: Ali arrived at the train station just as his train was pulling away from the platform.
Turkish: Ali treni tam perondan ayrılıyorken istasyona geldi.
English: Ali is pulling into the parking lot right now.
Turkish: Ali şimdi otoparka çekiyor.
Pulling ingilizcede ne demek, Pulling nerede nasıl kullanılır?
Pulling focus : Odak kaydırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının merceğine göre, birbirinden derinlik yönünden uzakta bulunan iki konudan biri üzerine dikkati toplamak amacıyla odaklamayı bunun üzerine yaparak öbür konuyu odak dışı bırakma.
Pulling rope : Çekişme halatı. İki grup arasında çekişerek güç yarışmasına yarayan 15 m. uzunluğunda, 25 - 30 mm. çapında düğümsüz kalın ip.
Cable pulling device : Koblo çekme tertibatı. Kablo çekme tertibatı.
Capillary pulling force : Kılcal çekme kuvveti. Kapiler çekme kuvveti.
Crowd pulling : Kalabalığın ilgisini çeken. İlgi çekici.
Wirepulling : Perde arkasından yönetme. İpleri elinde tutma.
Pull a face : Surat etmek. Surat yapmak. Burun kıvırmak. Surat asmak. Yüzünü buruşturmak.
Pull a fast one : Kazık atmak. Fırıldak çevirmek. Oyuna getirmek. Kazıklamak. Oyun etmek (kötü). Dolandırmak. Kandırmak.
Rope pulling : Bir halatın ortadan eşit iki bölümüne tutunan iki takım arasında güç denemek için yapılan yarışma. Halat çekme.
Pull a gun on : Silah çekmek.
İngilizce Pulling Türkçe anlamı, Pulling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pulling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shrinkers : Küçülten kimse. Büzülen. Sakınan kimse. Daralan. Ürküp sinen kimse. Geri çekilen kimse. Küçülen. Daraltan kimse.
Effulgent : Parlak. Parlak olarak ışıldayan. Işık saçan. Şaşaalı.
Abduct : Tebit etmek. Kaçırmak (birini). Alıkoymak. (kas) dışarı çekmek. Zorla kaçırmak. Kaçırmak. Dağa kaldırmak. Kız kaçırmak. Birini zorla kaçırmak.
Tug : Çekiş. Sürüklemek. Çekiştirmek. Çekelemek. Römorkör. Çekmek. Kuvvetle çekmek. Asılmak. Uğraşmak. Kuvvetli çekiş.
August : Yüce. Ağustos ayı. Muhteşem. Saygıdeğer. Yılın sekizinci ayı. Soylu. Saygın. Yüce ve çok saygın. Heybetli.
Pullers : Çektirme aleti. Çektirme. Çekici.
Allurement : İncizap. Şuhluk. Çekicilik. Albeni. Cezbetme. Cazibe. Cazip şey. Çekici taraf. Büyüleme.
Abducts : Adam kaçırmak. Alıkoymak. Birini zorla kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Kaçırmak (birini). Dağa kaldırmak. Kız kaçırmak. Kaçırmak. Zorla kaçırmak.
Subjected to : Meyilli. Maruz kalan. Karşı karşıya olan. Bağlı. Bağlı olmak. Eğilimi olan. Tabi.
Shrinker : Büzülen. Ürküp sinen kimse. Küçülten kimse. Daralan. Daraltan kimse. Küçülen. Sakınan kimse. Geri çekilen kimse.
Pulling synonyms : draught, contracting, allured, attractants, pluck, traction, jocularity, subject to, tractive, allurements, drafts, brighter, bright, extirpation, draft, de luxe, drag, brave, braver, draw, draughting, hitchers, gallant, brilliant, actuation, drawing, braved, jest, excision, attractant, pull, abducting, admirably.

Bu kısımda Pulling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pulling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pulling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pulling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.