Pulses türkçesi Pulses nedir
Pulses ile ilgili cümleler
English: She repulses him.
Turkish: O onu kovar.
Pulses ingilizcede ne demek, Pulses nerede nasıl kullanılır?
Sync pulses : Eşleme imleri. Eşzamanlama darbesi. Resmi oluşturan öğelerin hem alıcıda hem de almaçta aynı anda ortaya çıkmasını, bir satırın aynı anda taranmasını ya da satırbaşının aynı anda yapılmasını sağlayan imler. (bu imler, eşleme üretecinin ürettiği ve resim imine eklenen elektriksel imlerdir. satır eşleme imi ve alan eşleme imi olarak iki çeşittir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşzamanlama vurumu.
Synchronizing pulses : Senkronizasyon sinyalleri. Eşleme imleri. Resmi oluşturan öğelerin hem alıcıda hem de almaçta aynı anda ortaya çıkmasını, bir satırın aynı anda taranmasını ya da satırbaşının aynı anda yapılmasını sağlayan imler. (bu imler, eşleme üretecinin ürettiği ve resim imine eklenen elektriksel imlerdir. satır eşleme imi ve alan eşleme imi olarak iki çeşittir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşleme sinyalleri.
Electrical impulses : Çıngılık impulslar. Elektriksel vurular. Elektriksel impulslar. Çıngılık vurular.
Expulses : Defetmek. Çıkarmak. Azletmek. Tardetmek. Sürmek. Kovmak.
Impulses : Ani hareket. İtki. İçtepi. Uyarı etkisi. Dürtü. İtme.
Repulses : Kovmak. İtici gelmek. Haksız olduğunu kanıtlamak (suçlama vb'nin). Geri püskürtmek. İğrendirmek. Reddetmek. İtelemek. İtmek. Püskürtmek. Geri çevirmek.
Pulse amplitude modulation : Vurum genlik kiplenimi. Darbe- genlik modülasyonu. Vurum. Darbe genlik modülasyonu. Puls-genlik modülasyonu. Vurum genlik. Darbe genlik kiplenimi.
Pulse carrier : Vurumlu taşıyıcı. Darbe taşıyıcı. Darbeli taşıyıcı.
Train of unit impulses : Birim dürtü katarı. Dürtü katarı.
Pulse counter : Darbe sayacı.
İngilizce Pulses Türkçe anlamı, Pulses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pulses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Etui : Küçük makyaj çantası. Kılıf. Okuma gözlüğü kabı. Kutu. (fransızca) küçük kadın çantası veya para kesesi.
Fairlead : Makara palangası. İyi yönlendirilmiş. Kurt ağzı. Rıhtım babası. Kurtağzı. Cenova arabası. Bastika.
Reticule : Kılağ. Polenin ekzin tabakasında muri ve luminanın oluşturduğu ağsı yapı. El çantası. Ağsı objektif. Kadın çantası. Retikül. Tel çapraz. Dürbün iç taksimatı. Dürbün ağı.
Machine : Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makine ile biçim vermek. Makine ile yapmak. Politika çarkı. İşleteç. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Makine ile yapmak veya şekil vermek. Makinede işlemek. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Makine ile işlemek.
Block : Bloke etmek. Kesmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Blok. Duvar. Engellemek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kapamak. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı.
Simple machine : Basit makine.
Idle pulley : Avara kasnağı. Boş kasnak.
Shoulder bag : Omuz çantası. Omuzdan askılı çanta. Kol çantası.
Clutch bag : El çantası. Sapsız el çantası.
Evening bag : Gece çantası.
Pulses synonyms : bullock block, bollock, idle wheel, clasp, idler pulley, clutch, bag, legume, legumes, leguminous plant, pulley block, container, pulse, pocketbook, handbag, block and tackle.
Pulses zıt anlamlı kelimeler, Pulses kelime anlamı
Nonworker : İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.

Bu kısımda Pulses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pulses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pulses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pulses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.