Punchline türkçesi Punchline nedir

  • Bir anlatının en önemli noktası.
  • Bitiş sözleri.
  • Can alıcı nokta.

Punchline ingilizcede ne demek, Punchline nerede nasıl kullanılır?

Punchlines : Can alıcı nokta. Bir anlatının en önemli noktası. Bitiş sözleri.

Punch and judy : Panç ile cudi. İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç çirkin, koca burunlu, koca göbekli kambur bir tiptir. cudi ise onun dırdırcı karısıdır. İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç (pulçinella'nın etkisi) çirkin bir kamburdur, kocaman bir burnu ve göbeği vardır. cudi de onun karısıdır. günlük konuları ele alıp yeren, taşlayan bir halk kuklasıdır.

Punch and judy show : Zalim koca punch ve onun dırdırcı karısı judy'nin oynadığı ingiliz kukla gösterisi (italyan commedia dell'arte den türetilen). Kasperle tiyatrosu. Kısa güldürüler oynayan ve genellikle küçüklere yönelik kukla tiyatrosu. Punch ve judy şov.

Punch bowl : Meyveli kokteyl kasesi. Punç kasesi. Punch kasesi.

Punch calls : Kukla oyununda ıslık sesi çıkaran özel düdük. Kukla düdüğü.

Card punch : Delikli kart veri ortamına yazan bilgisayar çıkış birimi. Kart delici. Kart delgi.

Centre punch : Nokta zımbası. Punta zımbası. Merkez zımbası. Çekit zımbası. Merkezleme zımbası. Delik mastarı.

Card punch machine : Kart delgi makinası. Kart delgi makinesi. Delikli kart ortamına veri girişi yapan çevrimdışı veri hazırlama donanımı. kimi kart delgi makineleri, delgi sağlama görevini de yapabilecek biçimde donatılmıştır.

 

Punch card : Delgili kart. Delikli kart.

Punch up : Yumruklaşma. Kavga. Dövüş.

İngilizce Punchline Türkçe anlamı, Punchline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punchline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enter : Üyesi olmak. Sahneye çıkmak. Gümrük beyanında bulunmak. Deftere yazmak. Girmek. Kaydetmek. Sokmak. Buyurmak. İçeriye girmek. Yazılmak.

Jape : Alay etmek. Hile. Aldatmak. Kafa bulmak. Dalga geçme. Alay. Şaka. Oyun. Dalga geçmek.

The quick : Öz. His. Tırnak altındaki hassas et. Hayat dolu. Süratli. Hızlı. Çabuk. Canlılar. Can evi.

Epicentrum : Merkez üssü. Deprem merkezi.

Laugh line : Göz kenarı kırışıklığı. Göz kırışıklıkları. Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklık.

Quicks : Civa (amerikan ingilizcesi). Çabuk. Hayat dolu. Süratli. Can evi. Öz. Tırnak altındaki hassas et. Hızlı. Faal.

Epicentre : Deprem özeği. Yerkabuğu üzerinde deprem ocağına en yakın ve sarsıntının en yeğin olduğu yer. bk. deprem ocağı. Merkez üssü. Depremin merkezi. Episantır. Dışmerkez. Dış merkez. Depremin olduğu ve yayıldığı yer. Deprem merkezi.

Clock in : (işe gelip) kart basmak. İşe geliş sögenini kaydetmek. Kartını basmak. Geliş zamanını yazmak. Birisinin işe giriş saatini kaydetmek. Kilo gelmek veya çekmek. Kart basmak. İşe başlamak. İşe gelme saatini kaydetmek. Puantöre kaydettirerek işbaşı yapmak.

 

Punchline synonyms : gag line, punchlines, the most sensitive spot, tender spot, jest, epicenters, epicenter, quick, put down, line, laugh, record, clock on, joke, tag line, gag.

Punchline zıt anlamlı kelimeler, Punchline kelime anlamı

Clock out : Puantöre kaydettirerek paydos etmek. (iş çıkışında) kart basmak. Kart basmak. Birisinin işten çıkış saatini kaydetmek. İşten çıkış sögenini kaydetmek. İşten çıkmak. Çıkış zamanını yazmak. İşten çıkış saatini kaydetmek.

Punchline antonyms : punch out.