Pupae türkçesi Pupae nedir

  • Pupa (böceklerde).
  • Başkalaşan böceklerde lavradan sonraki devre.
  • Krizalit.

Pupae ingilizcede ne demek, Pupae nerede nasıl kullanılır?

Coaretate pupa : Koaretat pupa. Son larval kütikülanın puparyum olarak içinde bulunduğu pupa.

Obtect pupa : Dışı kütikülayla kaplı olan, kanatları ve bacakları vücuda bağlı olan larva. Obtekt pupa.

Pupa : Başkalaşan böceklerde lavradan sonraki devre. Tırtıllar kelebek olma zamanlarında girdikleri koza. Krizalit. Tüm başkalaşım (holometabol) gösteren böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otoliz ile yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, süreç tamamlanınca ergin hayvanın kılıfından çıktığı evre. krizalit. Pupa (böceklerde). Pupa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böceklerde larva ve imago arasındaki ikinci gelişim evresi. tam başkalaşım görülen böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otolizle yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, ergin sineğin kılıfından çıktığı evre, krizalit.

Pupal : Pupaya ait. Pupal.

 

Pupariation : Pupariyasyon. Belirli diptera ailelerinde üçüncü dönem larva tarafından puparyumun oluşturulması.

Pupate : Pupa evresini geçirmek.

Pupation : Pupa devresi. Pupa evresi. Pupa durumuna gelme. Pupalaşma.

Prepupa : Uzanmış larva. Bazı böceklerde pupadan hemen önceki kısa devre. Kimi böceklerde pupadan önceki kısa devre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Prepupa. Pup öncesi larvanın dikey hali.

Pupating : Pupa olmak. Pupa evresini yaşamak.

Pup tent : İki kişilik çadır. İki kişilik ufak çadır. Ufak çadır. Küçük çadır.

İngilizce Pupae Türkçe anlamı, Pupae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pupae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immature : Gelişmemiş. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Olgunlaşmamış. İmmatür. Ham. Olmamış. Çocukça. Olgun olmayan.

Get : Yalanını çıkarmak. Kavramak. Başına gelmek. Uymak. Ettirmek. Ele geçirmek. Açığını bulmak. Olmak. Kazanmak. Öldürmek.

Chrysalis : Koza. Tam metamorfoz gösteren böceklerde, koruyucu bir kılıfla çevrili pupaya verilen ad. krizalis. Krizalid. Kelebek olmadan önceki başkalaşım.

Chrysalises : Kelebek olmadan önceki başkalaşım. Krizalid. Koza.

Develop : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Artmak. Banyo etmek. Açıklamak. Geliştirmek. Belirtici yıkama. Ün kazanmak. Tab etmek. Harekete geçmek. Gelişme göstermek.

Produce : Üretim gerçekleştirmek. Yönetim işi. Hasıla. Ürün vermek. Vermek (meyve veya sebze). İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Hazırlamak. Mahsul. Göstermek.

 

Pupas : Pupa. Tırtıllar kelebek olma zamanlarında girdikleri koza.

Acquire : Edinmek. Ele geçirmek. Elde etmek. İktisap etmek. Almak. Yakalamak. Kazanmak. Sahip olmak. Sonradan kazanmak.

Grow : Dönüşmek. Leşmek. Lenmek. Lemek. Büyümek. Yetiştirmek. Bitmek. Üretmek. Yetişmek. Gelişme göstermek.

Pupa : Pupa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tırtıllar kelebek olma zamanlarında girdikleri koza. Böceklerde larva ve imago arasındaki ikinci gelişim evresi. tam başkalaşım görülen böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otolizle yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, ergin sineğin kılıfından çıktığı evre, krizalit. Tüm başkalaşım (holometabol) gösteren böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otoliz ile yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, süreç tamamlanınca ergin hayvanın kılıfından çıktığı evre. krizalit.

Pupae zıt anlamlı kelimeler, Pupae kelime anlamı

Mature : Erginleşmek. Olgunlaşmak. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Ergin. Tekemmül etmek. Tamam. Erişmek. Olgun. Pişmek. Tekamül etmek.