Purrs türkçesi Purrs nedir

  • (kedi) mırlamak.
  • Hırıldamak (motor).
  • Mırlamak (kedi).
  • Mırıldanmak.
  • Hırıldamak.
  • Tatlı bir sesle söylemek.
  • Mırlamak.
  • Hırıltı yapmak.
  • (motor) hırıldamak.
  • Mırıldamak.
  • Mırıldamak (kedi).
  • Mır mır etmek.

Purrs ile ilgili cümleler

English: My cat purrs when I scratch behind his ears.
Turkish: Kulağının arkasını kaşıdığımda,kedim mırıldanır.

Purrs ingilizcede ne demek, Purrs nerede nasıl kullanılır?

Purr : (motor) hırıldamak. Mırlamak (kedi). Mırıldamak. Mırlamak. Tatlı bir sesle söylemek. Mır mır etmek. (kedi) mırlamak. Hırıltı yapmak. Mırıldanmak. Hırıldamak.

Purred : Hırıltı yapmak. Mırlamak. Mırlamak (kedi). Tatlı bir sesle söylemek. (kedi) mırlamak. Mırıldamak. Hırıldamak (motor). Hırıldamak. Mır mır etmek. (motor) hırıldamak.

Purring : Hırıltı.

Booted and spurred : Giyinmiş kuşanmış. Gitmeye hazır. Yolculuğa hazır.

Spurred : Uzantılı. Mahmuzlanmış. Mahmuzlu.

Spurrey : Karanfilgillerden bir çiçek. Karanfilgillerden çiçek.

Spurry : Karanfilgillerden çiçek.

Purchasable : Alınabilir. Satın alınır. Satın alınabilir.

Purblind : Anlayışsız. Odun kafa. Mankafa. Yarı kör. Dar görüşlü.

Pur : Mırıldamak. Mırlama. Hırıltı yapmak. Mır mır etmek. Mırlamak. Tatlı bir sesle söylemek. Mırıldanmak.

İngilizce Purrs Türkçe anlamı, Purrs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Purrs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mumbles : Mırıltı. Gevelemek. Ağzında gevelemek. Dili dolaşmak.

Rattle : Dırdır etmek. Bebek çıngırağı. Tıngırdamak. Tıkırdatmak. Şıngırdamak. Çıngırak. Şaşırtmak. Tıngırdatmak. Çok konuşmak. Şıngırdatmak.

Brazil : Kızılağaç. İndiana eyaletinde şehir. Bakkam ağacı. Brezilya.

Snarl : Sinirle söylemek. Arapsaçına çevirmek. Dolaşmak. Karmakarışık olmak. Karmakarışık bir hale getirmek. Söylenmek. Hırlamak. Karmakarışık şey. Karıştırmak.

Growls : Homurdamak. Gurlamak. Homurtu. Hırıldama. Homurdanarak söylemek. Hırlamak. Homurdanmak. Gürlemek. Homurdanma.

Burble : Şırıldamak. Şırlamak. Çağlamak. Fıkırdamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Çağıltı. Gürüldemek. Çağıldamak.

Mumble : Dili dolaşmak. Gevelemek. Mırıltı. Ağzında gevelemek.

Bleated : Melemek. Mızırdanmak. Meleme. Sızlanma. Sızlanmak. Mızırdanma. Cılız bir sesle konuşmak.

Burbled : Şırıldamak. Çağıldamak. Fıkırdamak. Çağıltı. Gürüldemek. Çağlamak. Şırlamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı.

Purrs synonyms : purus river, brasil, federative republic of brazil, purr, snarls, bumble about, babbles, cooed, grunt, growl, snarled, snores, muttered, bleat, snore, bleats, coo, snored, bumbles, growled, grumbled, rattled, burbling, rattles, mumbled, grunted, bumble, grumbles, pur, murmur, babble, mutter, murmured.