Purr türkçesi Purr nedir

  • Tatlı bir sesle söylemek.
  • (motor) hırıldamak.
  • Mırlamak.
  • Mırıldamak (kedi).
  • Hırıldamak.
  • Mırlamak (kedi).
  • Hırıltı yapmak.
  • Mır mır etmek.
  • (kedi) mırlamak.
  • Mırıldamak.
  • Hırıldamak (motor).
  • Mırıldanmak.

Purr ile ilgili cümleler

English: I cannot purr like a cat. I'm a dog!
Turkish: Kedi gibi mırlayamam. Ben bir köpeğim!

English: My cat purrs when I scratch behind his ears.
Turkish: Kulağının arkasını kaşıdığımda,kedim mırıldanır.

English: Do tigers purr?
Turkish: Kaplanlar mırlar mı?

English: O grey pussycat, please don't purr. Grandpa might hear you.
Turkish: O gri kedicik, lütfen mırıldama. Büyükbabam seni duyabilir.

English: The cat is purring.
Turkish: Kedi mırıldıyor.

Purr ingilizcede ne demek, Purr nerede nasıl kullanılır?

Purred : Mırıldamak. Mırıldanmak. Mırlamak (kedi). Mırlamak. Hırıldamak. Tatlı bir sesle söylemek. Mır mır etmek. Mırıldamak (kedi). (kedi) mırlamak. Hırıldamak (motor).

Purring : Hırıltı.

Purrs : Mır mır etmek. Mırıldamak. Mırıldamak (kedi). Mırıldanmak. (motor) hırıldamak. Mırlamak. Hırıldamak (motor). Hırıltı yapmak. Hırıldamak. Mırlamak (kedi).

Booted and spurred : Giyinmiş kuşanmış. Gitmeye hazır. Yolculuğa hazır.

Spurred : Uzantılı. Mahmuzlanmış. Mahmuzlu.

 

Purblindness : Dar görüşlülük. Mankafalık. Anlayışsızlık. Yarı körlük.

Pur : Mır mır etmek. Mırlama. Hırıltı yapmak. Mırlamak. Mırıldanmak. Tatlı bir sesle söylemek. Mırıldamak.

Purblind : Anlayışsız. Dar görüşlü. Mankafa. Odun kafa. Yarı kör.

Spurries : Karanfilgillerden çiçek.

Spurrier : Mahmuzcu.

İngilizce Purr Türkçe anlamı, Purr eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purr ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grunt : Hırlamak. Hırıltı. Domuz gibi homurdanmak. Homurtu. Oflayıp puflamak. Böğürmek. Homurdanmak. Sızlanmak. Domuz gibi ses çıkarmak.

Murmured : Kendi kendine söylenmek. Şikayet. Homurtu. Söylenmek. Homurdanmak. Çağıldamak. Çağlamak. Uğuldamak.

Babble : Şırıltı. Şırıldamak. Uğultu. Çağlamak (su). Çağıldamak. Tekdüze ses çıkartmak. Saçmasapan mırıldanmak. Ağulamak. Boşboğazlık etmek.

Sound : Yoklamak (düşünce veya fikir). Sondalamak. Muayene etmek. Sert. Selen. Selen odası. Ses vermek. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Yasal. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer.

Bumbled : Yanısıra çekilmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. Kekelemek. Tökezlemek. Ayağı takılmak. Kendini beğenmiş memur. Homurdanmak. Ağır ağır ilerlemek. Gevelemek.

Growls : Gurlamak. Hırıldama. Homurtu. Homurdanma. Guruldamak. Homurdanmak. Hırlamak. Gürlemek. Homurdanarak söylemek.

Mumbled : Dili dolaşmak. Ağzında gevelemek. Mırıltı. Gevelemek.

Whizz : Suyunu almak. Usta. Vınlamak. Santrifüjlemek. Vınlama. Vızıldamak. Harika. Amfetamin. Erbap. Vızıltı.

 

Snore : Yutaktaki daralmalara bağlı olarak oluşan solunum sesi, farengeal stenoz sesleri. Horuldamak. Horultu. Horlama. Horlamak.

Go : Hareket etmek. Koyulmak. İddiaya girmek. Başlamak. Geçmek. İşlemek. Girmek. Bahse girmek. Girişim. İlerlemek.

Purr synonyms : burbles, mutter, grunted, cooed, babbled, snarls, bleat, bumble, snores, bumbles, purrs, rattled, purred, birr, growled, snored, whiz, grumbles, snarl, burbling, muttered, mutters, pur, babbles, bumble about, whir, bleated, murmur, mumble, bleats, burble, snarled, grumbled.

Purr ingilizce tanımı, definition of Purr

Purr kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pur. [Bakınız: Pur]. The low murmuring sound made by a cat. To murmur as a cat. [Bakınız: Pur].