Pusa nedir, Pusa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Elbise, çamaşır bk. pusat.

Pusa tanımı, anlamı

Pusa sibirica : [Bakınız: Baykal foku]. Baykal foku

Pusacak : Amasya şehri, Saraycık nahiyesine bağlı bir yer.

Pusacan : Serçeden büyük, yalnız gezen, insan görünce olduğu yere sinen bir kuş.

Pusağan : Serçeden az büyük, tek gezen, boz renkli bir çeşit tarlakuşu.

Pusak : Yabankeçilerinin saklandığı in.

Pusalamak : Karıştırmak : Tarlayı pusaladım.

Pusalık : Sisli : Bugün hava pusalık.

Pusalmak : Sislenmek.

Pusan : Sis. Kütahya ilinde, Altıntaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Pusanak : Gizlenecek, saklanacak yer.

Pusanık : Bulutlu, puslu, yağışlı (hava için).

Pusarıklanmak : Hava kararmak, bulutlanmak, sislenmek.

Pusarıklı : Sisli, dumanlı (hava için).

Pusarım : Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava.

Pusarlık : Hava bungunluğu.

Pusarmak : Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak. Surat asmak. Zihin yorgunluğu nedeniyle dalgın olmak. Hava sislenmek, bulanmak. Eski türkçe pusarmak:sis çökmek; hava kapanmak.

Pusaruh : Bulutlu hava.

Pusaruk : Bulutlu, puslu, yağışlı (hava için).

Pusat görmek : Güvey evi geline giysi ve benzerleri eşya almak.

Pusat kesmek : Geline giysi biçmek.

Pusat odası : (Ortaoyunu): Ortaoyunu'nda oyuncuların giysilerinin bulunduğu çadır ya da gergiyle kapatılmış yer. Sandık odası da denir.

 

Pusatcı : Çingenelerin giyeceklerini taşıyan kadın.

Pusatlar : Kütahya kenti, Çavdarhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Pusatmak : Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak.

Pusarık : Puslu, puslanmış, sisli. Serap.

Pusat : Araç. Giysi ya da giysilik kumaş. Silah, zırh vb. savaş aracı.

Pusatçı : Orta oyununda şakşak ve tahta kılıç vb. kullanan oyuncu.

Pusatlı : Pusatı olan. Zırh giymiş.

Diğer dillerde Purulent yangı anlamı nedir?

İngilizce'de Purulent yangı ne demek ? : purulent inflammmation