Pusarıklanmak nedir, Pusarıklanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hava kararmak, bulutlanmak, sislenmek.

Pusarıklanmak tanımı, anlamı

Pusa : Elbise, çamaşır bk. pusat

Pusarık : Puslu, puslanmış, sisli. Serap.

Bulutlanmak : Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.

Bulutlanma : Bulutlanmak işi.

Sislenmek : Sisle kaplanmak, sise bürünmek, bulanmak.

Kararmak : Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

Sislenme : Sislenmek işi.

Kararma : Kararmak işi. Görüntülerin gittikçe kararıp görünmez duruma geçmesine dayanan bir noktalama türü.

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Bulut : Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

 

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Diğer dillerde Purulent yangı anlamı nedir?

İngilizce'de Purulent yangı ne demek ? : purulent inflammmation