Pushto türkçesi Pushto nedir
- Peştunca.
- Afganistan'da ve pakistan'ın kuzeyinde konuşulan dil.
Pushto ingilizcede ne demek, Pushto nerede nasıl kullanılır?
Pushtu : Peştuca. Afganca.
Push about : Zorluk çıkarmak. Öteye beriye bakmak.
Push along : Kaçmak. Kalkmak. Devam etmek. Yaylanmak. Gitmek.
Push around : (birisini) sindirmek. Kabadayılık etmek. Boyun eğmeye zorlamak. İtip kakmak. Gözünü korkutmak. Şamar oğlanına çevirmek. Emirler yağdırmak.
Push away : İtip defetmek. Bir yana itmek. Bir kenara itmek. Geriye itmek veya püskürtmek.
Push bolt : Sürgü.
Push down queue : Son giren ilk çıkar kuyruk.
Push back : Uçağın yerde çekilmesi. Geri itmek. Geriye itmek. Geri püskürtmek. Uçağın geriye itilmesi.
Push button : Buton. Açma düğmesi. Çıngı düğmesi. Elektrik düğmesi. Basmalı düğme. Basmalı anahtar. Zil düğmesi. Düğme. Basma düğme. Tuş.
Push in : Kabaca sözünü kesmek. İterek sokmak. Araya girmek. İtip içeri sokmak.
İngilizce Pushto Türkçe anlamı, Pushto eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pushto ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Obtrude : Zorla benimsetmek. Sokulmak. Zorla kabul ettirmek. Zorla sokulmak. Zorla girmek. İçine sokmak. Israrla ileri sürmek. Zorlamak.
Thrust : Saplamak. Dayamak. Tıkmak. Sıkıştırmak. Zorla (bir duruma) sokmak. Süngülemek. Hücum etmek. Dürtmek. Saldırmak. Sokmak.
Flick : Kamçı ve benzerini şaklatmak. Fiske. Seğirmek. Fiske atmak. Çırpınmak. Ani hareket. Hafif vuruş. Hafifçe vurmak. Parmak şıklatmak. Film.
Beat back : Yenmek. Bastırmak. Geri püskürtmek.
Displace : Yerinden çıkmak. Sürmek. Azletmek. Çıkarmak. Yerine geçmek. Yerini değiştirmek. Ülkesinden çıkarmak. Yerini almak. Yerinden etmek. -in yerine geçmek.
Force : Turfanda yetiştirmek. Yükseltmek (fiyat). Çabuklaştırmak. Mecbur etmek. Kuvvet. Zorlama. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cebir. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur).
Jostle : İtip kakmak. İtelemek. İtişmek. Sürtünmek. Dürtüklemek. Kakalamak. İtmek. İtip kakma.
Drive : Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Kullanmak. Acele etmek. Sokmak. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Sürmek. Kuvvet.
Tip : Boşaltmak (eğip). Boca etmek. Bağış. Uyarmak. Devrilmek. Tüyo vermek. Hafifçe vurmak. Ucuna bir şey takmak. Uç takmak. Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para.
Squeeze : Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Sıkıştırmak. Sığmak. Sıkmak. Sığdırmak. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. Kalabalık. Para sızdırmak. El sıkma. Baskı yapmak.
Pushto synonyms : poke at, muscle into, widegrip pushup, push aside, press up, arm exercise, push back, repel, jam, press, shove, push up, topple, thrust out, nudge, repulse, jerk, prod, move, force back, push away, push out, nose, stuff, tumble.
Pushto zıt anlamlı kelimeler, Pushto kelime anlamı
Pull : Gelmek. Zorlu tırmanış. Çevirmek (iş). Girmek. Hareket etmek. Nefes çekmek. Çekme. Çekmek. Yolmak. Kürek çekmek.
Attract : Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Kendine çekmek. Celp etmek. Çekmek. Cazip gelmek. Cezbetmek. Çekmek (çekici olma vb).
Criticize : Yermek. Kusur bulmak. Kritik etmek. Eleştiri getirmek. Eleştirmek. Tenkit etmek. Ayıplamak. Kritiğini yapmak. Eleştiri yöneltmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek.

Bu kısımda Pushto kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pushto ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pushto anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pushto ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.