Put about türkçesi Put about nedir

  • Yön değiştirmek.
  • Canını sıkmak.
  • Başını çevirmek (geminin).
  • Kızdırmak.
  • Rotasını tersine çevirmek.
  • Dönmek (gemi).
  • Yaymak (söylenti).
  • (geminin) başını çevirmek.
  • Yön değiştirmek (gemi).
  • Yaymak (haber veya dedikodu).

Put about ingilizcede ne demek, Put about nerede nasıl kullanılır?

Put : Menetmek. Söndürmek. Para koyma. İndirmek. Bırakmak. Söylemek. Atfetmek. Yatırma. Koymak. Neşretmek.

About : Yaklaşık. Üstünde. Şurada burada. Yanında. Sularında. Çevresinde. Sıralarda. Etrafında. Muhiten. Şuralarda.

Put a bold face on : Bozuntuya vermemek. Zor bir durum karşısında cesaret göstermek. Korktuğu halde bozuntuya vermemek.

Put a call through : Telefon etmek.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Put a stop to : Nokta koymak. Son vermek. Durdurmak. Kesmek. Bitirmek.

Put a light to : Yakmak. Tutuşturmak.

İngilizce Put about Türkçe anlamı, Put about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retailing : Perakendecilik. Perakende satış. Perakende mağazacılık. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende satmak. Önüne gelene söylemek. Mağazacılık. Perakende satılmak. Perakende satış yapma.

Angers : Öfke. Sinirlendirmek. Fitil vermek. Kızgınlık. Sinir. Darıltmak. Hiddet. Hiddetlendirmek. Öfkelendirmek.

 

Angering : Sinirlendirmek. Öfke. Hiddet. Hiddetlendirmek. Darıltmak. Kızgınlık. Öfkelendirmek. Fitil vermek. Sinir.

Change course : Dümen kırmak. Rota değiştirmek.

Bug : Delilik. Merak. İlgi. Gizli dinleme aygıtı. Tutku. Uyuz etmek. Gizli mikrofon. Tutkun. Saplantı.

Avert : Çevirmek. Gidermek. Engellemek. Defetmek. Meydan vermemek. Başka tarafa çevirmek. Bertaraf etmek. Önlemek. Başka yöne çevirmek.

Change direction : Dönük. Dönmüş. Rotasını değiştirmiş. Başka bir yöne doğru giden.

Haul : Sürüklemek. Ganimet. Çekmek. (rüzgar) dönmek. Taşımak. Ağ ile balık tutmak. Vurgun. Çekiş. Bir ağdan çıkan balık miktarı.

Bother about : Üzülmek. Aldırmak. Endişelenmek. Canı sıkılmak.

Come over : Gelmek. Uzaktan gelmek. Olmak. Karşı tarafa geçmek. Üzerine bir hal gelmek. Başına gelmek. Ziyaret etmek. Uğramak. Bastırmak. İzlenim yaratmak.

Put about synonyms : antagonize, deviling, cast down, antagonises, chop about, hauling, bothering, coming over, devil, anger, devilling, bother, aggravates, retailed, disgruntles, antagonized, go about, haul up, annoy, bruit about, averts, antagonising, bore, angered, depress, retails, haul off, antagonizes, antagonised, annoys, depresses, aggravate, retail.