Retailing türkçesi Retailing nedir

  • Yaymak (söylenti).
  • Perakende mağazacılık.
  • Perakende satış yapma.
  • Perakende satmak.
  • Mağazacılık.
  • Perakende satış faaliyetleri.
  • Önüne gelene söylemek.
  • Perakende satış.
  • Perakende satılmak.
  • Perakendecilik.
  • Ayrıntılarıyla anlatmak.

Retailing ingilizcede ne demek, Retailing nerede nasıl kullanılır?

Electronic retailing : Elektronik olanaklardan yararlanarak gerçekleştirilen perakende satış. Elektronik perakende satış. Elektronik perakendecilik.

Goods retailing : Malların doğrudan tüketiciye satışı üzerinde yoğunlaşan etkinlik. Mal perakendeciliği.

Retail banking : Tüketici bankacılığı adıyla da bilinir. Bireysel bankacılık. Büyük ticari bankaların yerel şubeler açarak en küçük yerleşim birimindeki kişilere bankacılık hizmeti götürerek gerçekleştirdiği bankacılık. Perakende bankacılık.

Retail business : Perakende ticaret. Perakendecilik.

Retail chain : Perakende zinciri.

Retail price index : Perakende fiyat endeksi.

Retail dealer : Perakendeci. Bayi.

Retail park : Çok sayıda dükkanın bulunduğu açık alan.

Retail merchant : Perakendeci.

Retail credit : Tüketici kredisi. Perakende satış kredisi. Müşteri kredisi. Perakende kredisi.

İngilizce Retailing Türkçe anlamı, Retailing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retailing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Selling : Satmak. Satım. Satı. Satış. Satıcılık.

Put about : Yön değiştirmek (gemi). Canını sıkmak. (geminin) başını çevirmek. Rotasını tersine çevirmek. Başını çevirmek (geminin). Yön değiştirmek. Yaymak (haber veya dedikodu). Kızdırmak. Dönmek (gemi).

Fleshed : Derisinden eti sıyırmak. Ten. Akraba. Cisim. Et yedirmek. Bedensel istekler. Şişmanlatmak. Et. Çiğ etle beslemek.

Flesh : Çiğ etle beslemek. Derisinden eti sıyırmak. İnsan doğası. Vücut. Et. Cisim. Beden. Et yedirmek. Şişmanlatmak.

Fleshing : Bedensel istekler. Ten. Et. Cisim. Dünyevi veya bedensel şeylere adanmış kimse. Derisinden eti sıyırmak. Çiğ etle beslemek. Akraba. Et yedirmek. Şişmanlatmak.

Bruit about : Çıkarmak.

Retail sale : Dükkan satışı.

Merchandizing : Ticari satış. Ürünün satış noktasındaki bulunurluğunu ve görünürlüğünü sağlamaya yönelik pazarlama çabalarının tümü. Satın alma. Ürün temini. Merchandising. Teşhir tanzim. Alışveriş. Satışı geliştirme yöntemi.

Retailing synonyms : sale at retail, retail selling, marketing, fleshes, fleshings, flesh out, retails, merchandising, shopkeeping, retail business, resales, retailed, retail trade, sell by retail, retail, sell retail, resale.