Fleshing türkçesi Fleshing nedir

  • Bedensel istekler.
  • Çiğ etle beslemek.
  • Dünyevi veya bedensel şeylere adanmış kimse.
  • Ten.
  • Derisinden eti sıyırmak.
  • Ayrıntılarıyla anlatmak.
  • Şişmanlatmak.
  • Cisim.
  • Et yedirmek.
  • Et.
  • Akraba.

Fleshing ingilizcede ne demek, Fleshing nerede nasıl kullanılır?

Fleshings : Ayrıntılarıyla anlatmak. Ten rengi streç pantolon. Derisinden eti sıyırmak. Et yedirmek. Akraba. Ten. Çiğ etle beslemek. Bedensel istekler. Cisim. Balerin pantolonu.

Fleshiness : Tombulluk. Şişmanlık. Etlilik.

Fleshier : Kilolu. Kemiksiz. Etli. Et gibi. Semiz. Tombul. Şişman.

Fleshiest : Et gibi. Kilolu. Şişman. Etli. Tombul. Semiz. Kemiksiz.

Flesh and blood : Soy. Kodak. Akraba. İnsanoğlu. İnsanlık. Akrabalar. Nesil. İnsan doğası. İnsan.

Flesh flies : Et sineği. Larvası canlı veya ölü hayvanların etini yiyen sinek. Et sinekleri. Etleri, yaraları ve sindirim aygıtını kurtlandırarak sağlığa zarar veren türlerin bulunduğu sinek familyası.

Flesh color : Ten rengi.

Flesh eating animals : Et yiyen hayvanlar.

Flesh eater : Et yiyen.

Flesh fly : Et sineği. Yaralar ve etler üzerine yumurtlayıp, onları kurtlandıran sineklerin ortak adı. Sarcophagidae ailesinin herhangi bir üyesi. Larvası canlı veya ölü hayvanların etini yiyen sinek. Yumurtalarını ete bırakan kara sinek. Leş sineği.

İngilizce Fleshing Türkçe anlamı, Fleshing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fleshing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fat : Şişko. Yağ. Besiye çekmek. Tombul. Şişman. Katı yağ. İçyağı. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Semirtmek.

Retail : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende satılmak. Tekrar anlatmak. Perakende satış yapmak. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satış. Perakende satmak. Yaymak (söylenti). Perakende satış yapma.

Fatting : Semirtmek. Besiye çekmek. Yağ bağlatmak.

Object : Gık demek. Obje. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık. Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. Konu. Amaç. İtiraz etmek. Hedef. Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır. Şey.

Allied : Aralarında anlaşma olan. Birlik olan. Birbirine bağlı. Bağlaşık. Birleşik. Aynı türden. Müttefik. Benzer.

Substance : Öz. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. İçerik. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anafikir. Önem. Esas. Madde. Zenginlik.

Objects : Eşya. Nesnelere. Obje. Amaç. Nesne. Nesneler. Şey. Gaye. Cins adam. Hedef.

Meat : Yarak. Cinsel organ. Önemli konu. Özlü. Öz. Zevk. Dolgun. Yenecek et.

Headcheese : Domuz kellesi konservesi.

Fatten : Semirtme. Besiye çekmek. Hayvanın besi döneminin sonuna doğru yağ biriktirmesine yetecek kadar yoğun bir biçimde beslenmesi, tavlama. Semirmek. Gübrelemek. Façasını almak. Şişmanlamak. Yaşlanmak.

 

Fleshing synonyms : sportfishing, outdoor sport, field sport, matter, moisture, consanguineous, pulps, fatten out, bioplasm, connate, pulp, objected, body, cognate, et, soup, fating, angling, connection, cognates, connexions, retails, bodies, substances, consanguine, cast, meats, agnate, beefs, connected, violent, fattens, flesh out.

Fleshing zıt anlamlı kelimeler, Fleshing kelime anlamı

Nonviolent : Pasif. Sessiz. Şiddete başvurmayan.

Disapproval : Doğru bulmama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Kabul etmeme. Kınama. İtiraz. Hoşnutsuzluk. Beğenmeme. Reddetme. Uygun görmeme onaylamama.