Flesh color türkçesi Flesh color nedir

Flesh color ingilizcede ne demek, Flesh color nerede nasıl kullanılır?

Flesh : Et. Et yedirmek. Ayrıntılarıyla anlatmak. Akraba. Cisim. Bedensel zevkler. Beden. İnsanlık. Bedensel istekler. Çiğ etle beslemek.

Color : Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Yüzü kızarmak. Renk. Renközü. Bkz.colour. Saptırmak. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Boyamak.

 

Flesh colored : Ten rengi.

Flesh and blood : Akraba. Akrabalar. Nesil. Kodak. Soy. İnsan. İnsanlık. İnsan doğası. İnsanoğlu.

Flesh and bones : Çok ince. Et ve kemik.

Flesh colour : Ten rengi. Etrengi.

İngilizce Flesh color Türkçe anlamı, Flesh color eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flesh color ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colourings : Gıda boyası. Renklendirme. Boyama. Yanıltıcı görünüş. Yüz rengi. Görünüş. Renk. Boya. Renklendiren.

Complexions : Sima. Görünüm. Beniz. Yön. Yüzün rengi. Cilt. Renk. Genel görünüm. Mahiyet.

Body colour : Guvaş.

Buffs : Perdahlamak. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Perdah vurmak. Devetüyü. Öküz derisi. Perdah etmek. Deri ile parlatmak. (araba veya radyo vb) meraklısı.

Flesh colour : Etrengi.

Buff : Yumuşak bir şeyle parlatmak. Soluk sarı. (araba veya radyo vb) meraklısı. Açkılamak. Kösele rengi. Düşkün. Hasta. Deri ile parlatmak. Yumuşak birşeyle parlatmak.

Colorings : Yanıltıcı görünüş. Boya. Görünüş. Renk. Gıda boyası. Boyama. Yüz rengi. Renklendiren. Renklendirme.

Nude : Nü. Çıplak insan vücudu. Geçersiz. Çıplak resmi. Hükümsüz. Çıplak kimse. Çıplaklık. Çıplak.

Complexion : Yüzün rengi. Mahiyet. Tutum. Genel görünüm. Cilt. Yön. Doğa. Ten. Görünüm.

Flesh color synonyms : flesh coloured, colour, coloring, colouring, body color, flesh colored.