Put on hold türkçesi Put on hold nedir

  • Çınkayı kapatmayıp beklemek.

Put on hold ingilizcede ne demek, Put on hold nerede nasıl kullanılır?

Put : Söylemek. Bırakmak. Menetmek. Yatırım yapmak. İndirmek. Sormak. Neşretmek. Atfetmek. Para koyma. Atış.

On : Açık. Civarında. Esnasında. Yönünde. Üzerinde. Yanmak. Giyilmiş. İle. E doğru. Hazır.

Hold : Karara bağlamak. Düzenlemek. Almak. Zaptetmek. Barındırmak. Gözaltına almak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. (elinde) (bir şey) tutmak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Muhafaza etmek.

Put on : Artırmak. Yapmak (makyaj). Giymek. Almak (kilo). Çalıştırmak. Üzerine yüklemek. Binmek (otobüs veya tren veya uçak). Atfetmek. Takmak. Giyinmek.

Put on a mask : Maske takmak.

Put on the map : Yer etmesini sağlamak. Adını duyurmak (yer). Bir yerin tanıtımını yapmak. Önemini duyurmak. Bir yeri meşhur etmek. Dünyaya tanıtmak. Bir yeri popüler etmek.

Put on the heat : Gözdağı vermek.

Put on the dog : Kendine zengin veya aristokrat görüntüsü vermek. Hava atmak. Yüksekten atmak. Süslenip püslenmek. Çalım satmak. Caka satmak.

Put oneself out : Elinden geleni yapmak. Zahmete girmek. Tüm yolları denemek.

Put onto : Hakkında bilgi vermek.