Put the finger on türkçesi Put the finger on nedir

  • İhbar etmek.
  • İspiyon etmek.
  • -i ele vermek.
  • Gammazlamak.
  • Suçluyu polise ispiyonlamak.
  • -i ihbar etmek.
  • Ele vermek.
  • -i gammazlamak.
  • Tanımlamak.
  • Muhbirlik yapmak.

Put the finger on ingilizcede ne demek, Put the finger on nerede nasıl kullanılır?

Put : Yatırım yapmak. Sormak. Atış. Bırakmak. Atfetmek. Söndürmek. Hamle. Fırlatma. Koymak. Yatırma.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Finger : Aşırmak. Ellemek. El sürmek. Parmakla dokunmak. Çalmak (müzik terimi). Çalmak. Parmak ile dokunmak. Ele vermek. Katılmak.

On : Makbul. Devrede. Hazır. De. Esnasında. Üstünde. Üzerinde. Yönünde. E doğru. Civarında.

Put the blame on : Suçu -e yüklemek. Suçu üstüne atmak. Suçlamak. Sorumlu tutmak. Suçu yüklemek.

Put the screws on : Zor kullanmak. Birini bir şeye zorlamak. Gaspetmek. Birine baskı yapmak. Tehdit etmek. Güç kullanmak. (birini) sıkıştırmak. Birisini sıkıştırmak. Koparmak. Tehditle almak.

Put the car in neutral : Arabayı boş vitese almak.

Put the boot in : Üstüne varmak. Tekmeyi patlatmak. Haksız muamele etmek. Tuz biber olmak veya ekmek. Sopalamak. Tepelemek. Tekmelemek. Yerdeki bir kimseyi tekmelemek.

 

Put the cart before the horse : Ata et ite ot vermek. Tersine iş görmek. Yemeğe tatlıdan başlamak. Tersinden yapmak. Tersinden anlamak. İşi tersinden yapmak.

İngilizce Put the finger on Türkçe anlamı, Put the finger on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put the finger on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Characterizes : Farklı olmasını sağlamak. Nitelemek. Simgesi olmak. Simgelemek. Karakterize etmek. Nitelendirmek. Canlandırmak. Özelliklerini saptamak. Betimlemek.

Snitch on : Hakkında bilgi vermek. Fitnelemek. İspiyonlamak.

Betrays : Hainlik etmek. İhanet etmek. Hiyanet etmek. Hıyanet etmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. Yanlış yola sevk etmek. Aldatmak. Kötüye kullanmak.

Characterise : Simgelemek. Betimlemek. -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Ayırt edici özellik olmak. Nitelemek. Sıfatlandırmak. Iralamak. Karakterize etmek. Canlandırmak.

Dob : Bir kimseyi görevlilere ispiyonlamak (avustralya ve yeni zelanda argosu). Yaş.

Characterising : -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Tanımlama.

Rat : Hainlik etmek. Dönek. İspiyonlamak. İspiyoncu. Döneklik etmek. Fare tutmak. İhanet etmek. Parti değiştirmek. Parti değiştiren milletvekili. Kalleşlik etmek.

Describe : İfade etmek. Resmetmek. Anlatmak. Betimlemek. İzah etmek. Çizmek. Nitelendirmek. Tasvir etmek. Tarif etmek. Vasıflandırmak.

Peaching : Şeftali kompostosu. Şeftali. Fıstık. Çok güzel kız. Çok tatlı veya hoş biri.

Peached : Çok tatlı veya hoş biri. Şeftali. Şeftali kompostosu. Fıstık. Çok güzel kız.

Put the finger on synonyms : be descriptive of, complains, answer, squeal, grassing, denounced, nark, defining, finger, squealed, informs, sneaks, give up, betray, blow the whistle on, fingers, denounce, describes, squeals, snuck, characterizing, denouncing, shop, characterises, denounces, complain, ratting, delate, snitch, sneak, designate, spy on, defines.