Quay türkçesi Quay nedir

  • Betonarme iskele.
  • İskele.
  • Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
  • Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış ve gemilerin indirme bindirme veya yükleme yaptıkları liman.
  • Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer.
  • Rıhtım.

Quay ile ilgili cümleler

English: She was waiting at the quay as the ship came in.
Turkish: Gemi geldiğinde, rıhtımda bekliyordu.

Quay ingilizcede ne demek, Quay nerede nasıl kullanılır?

Delivered ex quay : Deq. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gümrük vergileri ödenmiş olarak yapılan teslim biçimi ve buna dayalı fiyat. krş. foq. Rıhtımda teslim. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gümrük vergileri ödenmiş olarak yapılan teslim biçimi.

Free on quay : Denizyolu taşımacılığında dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında malın gümrük vergileri ödenmemiş olarak teslim edilme biçimi ve buna dayalı fiyat. krş. deq. Foq.

Quayage : Rıhtım ücreti. Rıhtım işlemleri. Rıhtımda boş yer. İskele ücreti. İskele parası. Rıhtım resmi. Rıhtım kullanma ücreti.

 

Quayages : Rıhtım kullanma ücreti. Rıhtım resmi. İskele parası. Rıhtım işlemleri. İskele ücreti. Rıhtım ücreti.

Quays : Betonarme iskele. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış ve gemilerin indirme bindirme veya yükleme yaptıkları liman. İskele. Rıhtım. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Quack grass : Tarla ayrığı. Ayrıkotu.

Quack quack : Ördek. Vakvak.

Quayside : Rıhtım yanı. Rıhtım yanı alan. Rıhtım yakınındaki arazi. Rıhtım.

Quaysides : Rıhtım yakınındaki arazi. Rıhtım yanı. Rıhtım yanı alan. Rıhtım.

Causa sine qua non : Gerekli koşul. Hayati öneme haiz şart (sebebi olan bir ilişki sağlamak için). Gerekli şey.

İngilizce Quay Türkçe anlamı, Quay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gangboard : Vapur iskelesi. Dosa. Borda iskelesi.

Bunds : Sarmalama. Set. Bent. Toprak set çekmek. Dernek. Toprak set.

Derrick : Petrol kuyusu iskelesi. Maçuna. Sondaj kulesi. Petrol sondaj kulesi. Macuna. Kaldırma cihazı. Delme kulesi. Kule vinç.

Gangplanks : Sürme iskele. Dosa. Borda iskelesi. Güverte iskelesi. İskele tahtası.

Landing place : Balıkçı tekneleri, küçük tonajlı tekneler veya yatların bakım ve onarımlarının yapılması için karaya alınmalarına imkan sağlayacak donanıma ve bakım ve onarım çalışmalarına yetecek kadar kumsal veya sıkıştırılmış toprak zemin veya katı sıcak asfalt veya betonlanmış eğimli alana sahip olan kıyı düzenlemeler. Uçak iniş alanı. Aerodrom. Karaya çıkılan yer. Varma yeri. Çekek yeri. Tahliye iskelesi.

 

Gangway : Geçit. Borda iskelesi. Oluk. Değmesin!. Asma merdiven. Yoldan!. Alavere. Dar yol. Uçağa yanaştırılan körüklü yol. Sürgü iskele.

Gangplank : Sürme iskele. İskele tahtası. Güverte iskelesi. Borda iskelesi. Dosa.

Ferry : Götürmek. Taşımak. Feribotla taşımak. Kayık. Vapur iskelesi. Araba vapuru. Vapurla geçmek. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi.

Catwalk : İki binayı birbirine bağlayan köprü. Dar köprü. Geçit. Kediyolu. Podyum. Dar bir yaya yolu. İki bina arasındaki köprü. Geçit kalası.

Embarcadero : Nehirde karaya çıkılan mendirek.

Quay synonyms : cat walk, fabric, bund, wharfage, quays, wharf, docks, levee, jutty, dockage, jetties, keelage, jetty, catwalks, embankment, leveeing, bunder, falsework, dock, embankments, dockages, pier, landing stage.

Quay ingilizce tanımı, definition of Quay

Quay kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mole, bank, or wharf, formed toward the sea, or at the side of a harbor, river, or other navigable water, for convenience in loading and unloading vessels. To furnish with quays.