Bunds türkçesi Bunds nedir

Bunds ingilizcede ne demek, Bunds nerede nasıl kullanılır?

Cummerbunds : Kuşak. Kemer.

Bund : Dernek. Bent. Set. Toprak set. Rıhtım. Toprak set çekmek. Sarmalama.

Bunder : Rıhtım. Doğu hindistan'da yolcu ve ticari mal yüklemek için kullanılan sal. İskele.

Bundestag : Almanya federal meclisi. Almanya'da federal yasama meclisi.

Bundle : Sokuşturmak. Palas pandıras yollamak. Paket. Sepetlemek. Çok para. Tıkıştırmak. Demet. Kundaklamak. Tomar. Paldır küldür gitmek.

Bundle of his : His hüzmesi.

Bundle off : Apar topar gitmek. Sepetlemek. Göndermek. Acele ile gitmek. Alelacele göndermek. Postalamak.

Bundle of nerves : Sinir küpü.

Bundled : Bağlanmış. Bohçalı. Paketlenmiş. Sarılmış.

Bundle out : Apar topar gitmek.

İngilizce Bunds Türkçe anlamı, Bunds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bunds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barrier : Engelleme. Antartika'daki buz engeli. Hail. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. Bariyer. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Duvar. Çit. Start sınırı.

Cash in hand : Sayışıma geçirilmek üzere bankaya verilen madeni ve kağıt para ile yapılan başka tür yatırımları karşılayıcı çek ve başka tecimsel belgitler. işletmedeki para. Kasa mevcudu. Eldeki nakit. Elde mevcut para. Nakit halindeki varlıklar. Fonlar. Kaynaklar. Ankes. Eldeki para.

 

Bulkheads : Perde. Bölme. Ön bölme sacı. Duvar. Su geçirmez bölme. Ara duvarı. Bölme perdesi. Gemi bölmesi. Bölme duvarı.

Enfoldings : Çevresini sarma. Kuşatma. Kucaklama. Sarılma. Kapsama. Kaplama. Çevreleme. Katlama. Kat kat sarma.

Lineation : Çizgi dizisi. Çizilim. Çizgilerle bölme. Çizgi düzeni. Çizgi ile işaretleme. Başkalaşım kayaçlarının dokularında, elemanların, koşut çizgiler boyunca dizilmesi özelliği. Çizgi çizme.

Embankment : Dolma. İmla. Dolgu. Set yapma. Yapay dolgu. Toprak dolgu.

Leveeing : Nehir kenarı set. Resmi kabul. Nehir taşmasına karşı set. Su seti. Tump. Taş yığını. Koruma seddesi. Taşmayı önleyen set.

Demarcation line : Sınır çizgisi. Demarkasyon çizgisi. Siyasal yetki ve yönetim hakları ayrı devletleri ilgilendiren bölgeleri birbirinden ayırmak için, geçen yüzyıllarda kullanılmış olan bir sınır türü. Yetki sınırı.

College : Yüksekokul. Okul. Öğretim programında, genellikle ingilizce olmak üzere, yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren lise dengi okul. kimi meslek okullarına verilen ad (örn. sağlık koleji, polis koleji). Üniversite. Enstitü. İş grubu. Bilimyurdu. Özel lise.

Barrage : Baraj. Yaylım ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Yağmur. Nehir barajı. Engel. Yoğun yaylım ateşi. Engelleme ateşi.

Bunds synonyms : escrow funds, city line, matching funds, medicaid funds, district line, county line, heliopause, clauses, fellowship, a set of, dams, mound, ferry, enfolding, associations, club, bank, boundary, dike, guilds, banks, dikes, embanking, digue, mounded, frontier, dyking, embankments, bunder, delimitation, extremity, monetary resource, treasury.

 

Bunds zıt anlamlı kelimeler, Bunds kelime anlamı

Fair : Dürüst. Adaletli. Lunapark (gezici). Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve/veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez. Kermes. Fuar. Kesmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sergi. Yontmak.

Wellness : Güçlülük. Kuvvetlilik. Sıhhat. İyilik. Sağlıklı olma. İyi durumda olma. Sıhhatli olma durumu. Sağlık. İyi olma durumu. Sağlıklılık.