Rabbinate türkçesi Rabbinate nedir

Rabbinate ingilizcede ne demek, Rabbinate nerede nasıl kullanılır?

Rabbinate endorsement : Hahamlar konseyinin resmi onayı.

Chief rabbinate : Haham başılık makamı. Bir devlette musevilik dininin en yüksek mertebe dini organı. Hahambaşılık.

Rabbinates : Hahamhane. Hahamlık. Hahamlar.

Rabbinic : Haham ile ilgili.

Rabbinic school : Haham okulu. Hahamsal çalışmalar enstitüsü.

Grabbing : Kapma.

Crabbing : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Yaş fiksaj. Kusur bulmak. Berbat etmek. Krablama. Mızmızlanmak. Uçağı yan rüzgara yönlendirmek. Yaş fıksaj.

Rabbi akibba : Haham akibba. Yazdıkları mishnah'ın (talmud'un sözlü kuralların yazılı olduğu bölümü) temellerini şekillendiren ünlü yahudi haham.

Rabbinical : Hahama ait. Hahamlarla ilgili.

Rabbi aqiva : Haham aqiva. Yazdıkları mishnah'ın (talmud'un sözlü kuralların yazılı olduğu bölümü) temellerini şekillendiren ünlü yahudi haham.

İngilizce Rabbinate Türkçe anlamı, Rabbinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rabbinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rabbi : Yahudilerde din bilgini, din adamı. Haham. Yahudi din adamı.

Place : Yer. Basamak. Makam. Anımsamak. Kim olduğunu çıkarmak. Hane. Vermek (para). Koymak. Mekan.

 

Situation : Yağday. Konum. Mevki. Yer. Şartlar. İş. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Vazife. Hal.

Rabbis : Haham. Yahudi din adamı.

Office : Kiler. Vazife. Çalışma yeri (ofis). Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Bölüm (orun). Bakanlık. İş. Büro. Sorumluluk. Devlet dairesi.

Position : Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Görev. Statü. Vaziyet. Duruş. Durmak (bir yerde). Koymak. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Konumlanmak.

Berth : Gemici ranzası. Rıhtıma bağlamak. Görev. Demir yeri. Limana girmek. Yatacak yer bulmak. Palamarla bağlamak. Yatak. Yatak yer vermek. Rıhtıma yanaşmak.

Spot : Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Alacalamak. Lekelemek. Benek benek olmak. Değerlendirmek. Peşin işlem. Fark etmek. Kısa tanıtı. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Priesthood : Papazlık. Ruhbanlık. Papazlar. Rahiplik.

Rabbinate synonyms : rabbinates, post, billet.