Crabbing türkçesi Crabbing nedir

  • Yaş fıksaj.
  • Berbat etmek.
  • Mızmızlanmak.
  • Yüzüne gözüne bulaştırmak.
  • Kusur bulmak.
  • Yaş fiksaj.
  • Krablama.
  • Uçağı yan rüzgara yönlendirmek.

Crabbing ingilizcede ne demek, Crabbing nerede nasıl kullanılır?

Crabbiness : Sinirlilik. Acayiplik. Suratsızlık. Huysuzluk.

Crabbier : Dırdırcı. Gıcık. Aksi. Sinir. Karman çorman. Huysuz. Darmadağın.

Crabbiest : Dırdırcı. Aksi. Gıcık. Darmadağın. Karman çorman. Huysuz. Sinir.

Crabbily : Aksi bir biçimde. Huysuzca. Aksi bir şekilde. Karman çorman bir halde. Sinirli bir şekilde.

Crabbed : Darmadağın. Anlaşılmaz. Karman çorman. Aksi. Sert. Ters. Huysuz. Karışık. Kargacık burgacık. Haşin.

Crabby person : Huysuz kimse.

Scrabbler : Kötü yazan kimse. Yazısı çirkin kimse. Boğuşan çabalayan mücadele eden kimse. Kazıyıcı. Çabalayan kişi. Kargacık burgacık yazan kimse. Kazıyan kimse.

Scrabble about : Eşeleyip aramak.

Crabbedness : Haşinlik. İnatçılık. Sertlik. Aksilik. Anlayışsızlık. Belirsizlik. Dik kafalılık. Huysuzluk. Terslik. Anlaşılmazlık.

Scrabble : Kargacık burgacık yazmak. Aramak. Karalamak. Acele ile yazmak. Eşelemek. Çızıktırmak. Çiziktirmek. Tırmalanmak. Tırmalamak. Karalama.

İngilizce Crabbing Türkçe anlamı, Crabbing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crabbing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jab : Yumruk. Şırınga. Batırma. İğne. İtme. Batırmak. Saplamak. Dürtmek. Saplama. İtmek.

Bitch up : Boketmek. Bir çuval inciri berbat etmek. Alt üst etmek. Bok etmek. Her şeyi mahvetmek. Tırsmak. Bozmak. İçine etmek. Rezil etmek.

Boggle : Becerememek. Yanaşmamak. İrkilmek. Çekinmek. Şaşırtmak. Ürkmek. Duralamak. Korkmak. Ürkütmek.

Bungles : Acemice iş yapmak. Karışıklık. Acemice iş. Berbat etme. Becerememek. Büyük hata. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Beceriksizlik.

Cavilling : Bahane arama. Bahane aramak. Bahane arayan. Şikayetçi olmak. Herşeyde kusur arayan. Eften püften.

Chide : Azarlamak. Çıkışmak. Ayıplamak. Fırça çekmek. Söylenmek. Paylamak. Fırça atmak.

Snap : Çarparak kapamak. İçindekilerle satın almak. Şaklatmak. Çıkışmak. Çatırdamak. Şipşak fotoğraf çekmek. Kopmak. Çat diye kapanmak. Şıklatmak. Koparmak.

Ball up : Bozmak. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek. Rezil etmek. Perişan etmek. Şaşırtmak.

Caviled : Bahane. İtiraz. Kusur. Şikayetçi olmak. Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

Noise : Şamata. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses. Gürültü. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Zımbırtı. Patırtı. Parazit. Gürültü etmek. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.

Crabbing synonyms : bungle, botching, thrusting, cavilled, cavil, bobbles, botch, carps, fluff, boggling, bitch, crab, bitches, chidden, arraigned, bungled, carped, bodge, bitched, botches, bollixes, bobble, bollix, boggled, gesture, cast reflection on somebody, whines, whined, cavils, crack, fluffed, bang up, arraigning.

 

Crabbing zıt anlamlı kelimeler, Crabbing kelime anlamı

Bad : Rahatsız. Batak. Çürük. Terbiyesiz. Şanssızlık. Bozuk. Aynasız. Sert. Sahte. Kokuşmuş.

Mitigated : Yatıştırılmış. Azaltmak. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Crabbing ingilizce tanımı, definition of Crabbing

Crabbing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or art of catching crabs.