Jab türkçesi Jab nedir

Jab ile ilgili cümleler

English: The Jabulani is the official match ball of the 2010 FIFA World Cup.
Turkish: Jabulani, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın resmi maç topudur.

Jab ingilizcede ne demek, Jab nerede nasıl kullanılır?

Jab out : Kesip atmak. Kopartmak. Dışarı itmek.

Jabbar : Kareem abdul jabbar (1947'de lew alcindor olarak doğan). Soyadı. Ünlü profesyonel basketbol oyuncusu. Milwaukee bucks ve los angeles lakers şampiyonluk takımları üyesi.

Jabbed : Saplamak. Dürtmek. İtilmiş. Ucu keskin bir şeyle dürtülmüş. Batırmak. Dürtülmüş.

Jabber : Çabuk konuşma. Hızlı konuşma. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak. Anlık mesajlaşma platformu. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Ağzında yuvarlamak. Çabuk çabuk konuşmak. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak. Hızlı konuşmak.

Jabber wocky : Saçma. Anlamsız söz. Zırva.

Jabiru : Northern territory'de bir kasaba (avustralya). Leylek.

Jabberingly : Çabuk ve anlaşılmaz bir şekilde. Hızlı konuşarak. Konuşkan bir şekilde.

Jabbing : Batırmak. Ucu keskin bir şeyle dürtme. İtme. Dürtme. Dürtmek. Saplamak.

Jabberwocky : Saçma. Abuk sabuk konuşma veya yazı. Abuk sabuk. Anlamsız.

Jabberer : Geveze kimse. Lafebesi kimse. Hızlı konuşan. Geveze. Hızlı konuşan kimse.

 

İngilizce Jab Türkçe anlamı, Jab eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jab ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dig in : Gömmek. Mevzilenmek. Kalıcı olarak yerleşmek. İrtibatlama. Siper kazmak. Sipere girmek. Duldalanmak. Kürekle toprağa karıştırmak (bir şeyi).

Bollix : Saçmalık. Eline yüzüne bulaştırmak. Altüst etmek. Bozmak. Berbat etmek. Saçma. İçine etmek. Yok etmek. Perişan etmek.

Goads : Galeyana getirmek. Nodullamak. Rahatsız etmek. Teşvik etmek. Gönder. Kışkırtmak. Teşvik. Üvendire ile dürtmek.

Bash : Sert vuruş. Eğlence. Şiddetle vurmak. Sertçe vurmak. İndirmek. Kuvvetle vurmak. Deneme. Geçirmek. Çarpmak.

Ginger : Kızılımsı sarı renk. Zencefil. Hız vermek. Kızıl. Hızlandırmak. Canlandırmak. Kızıl saç. Zencefil katmak. Dürtü. Çaba.

Enema : Tanı veya tedavi amaçlı kalın bağırsağın son bölümüne sıvı veya yarı sıvı madde verilerek boşaltılması. rektum yoluyla kullanılmak üzere hazırlanan ilaç biçimi, enema. Rektuma enjekte edilen sıvı. Lavman sıvısı. Klisma. Tenkıye. Rektuma sıvı gönderilmesi. Lavman.

Jabbed : Dürtülmüş. Ucu keskin bir şeyle dürtülmüş. İtilmiş.

Clout : Etki. İndirmek (argo terim). Çakmak. Yapıştırmak. Güç. Vurmak. İndirmek. Prestij. Nüfuz.

Breaks : Ağarmak. Söylemek. Ara vermek. Ara. Bozdurmak. Molalar. Parçalanmak. Batmak. Yakın dövüşü bırakmak. Patlamak.

Jab synonyms : jabs, lodged, immersion, studs, fustigate, dig into, drives, gingering up, bankrupted, decries, strike, befoulment, pinkest, hustle, eggler, hype, submergences, fishhooks, brooches, stabbing, cuff, drive, dipping, goaded, dunt, poke, hyping, dippings, heft, douche, injections, boxes, biffing.

Jab ingilizce tanımı, definition of Jab

Jab kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stab. To punch. [Bakınız: Job]. A thrust or stab. To thrust.