Ginger türkçesi Ginger nedir

Ginger ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary made some gingerbread squirrels.
Turkish: Ali ve Mary biraz zencefilli sincap yaptı.

English: Ginger is very useful in the winter period.
Turkish: Zencefil kış döneminde çok yararlıdır.

Ginger ingilizcede ne demek, Ginger nerede nasıl kullanılır?

Ginger ale : Zencefilli gazoz. Zencefil gazozu.

Ginger beer : Zencefilli gazoz. Zencefilli bira. Zencefil şeker ve sudan yapılan 1 derece alkollü meşrubat.

Ginger hair : Kızıl kafalı kimse. Kızıl saç.

Ginger nut : Zencefilli çörek. Zencefilli kurabiye. Zencefil tadında bisküvi.

Ginger pop : Zencefilli gazoz.

Gingerly : Nazikçe. İhtiyatlı. Dikkatle. Dikkatli. İhtiyatla. Temkinli. Yavaşça. Büyük bir dikkatle. Yavaş. Tedbirli.

Gingerbread : Aşırı süslü. Süslü dekor. Zencefilli çörek. Zencefilli. Zencefilli kek. Gösterişli.

Ginger up : Can katmak. Ortamı renklendirmek. Dürtmek. Hız vermek. Canlandırmak. Teşvik etmek. Coşkulandırmak. Ortamı canlandırmak. Hızlandırmak. Kışkırtmak.

Gingering up : Dürtmek. Teşvik etmek. Ortamı canlandırmak. Ortamı renklendirmek. Hızlandırmak. Can katmak. Kışkırtmak. Canlandırmak. Hız vermek. Coşkulandırmak.

 

Ginger root : Zencefil bitkisinin acılı kökü (asya mutfağı ve çin tıbbında kullanılan). Zencefil kökü.

İngilizce Ginger Türkçe anlamı, Ginger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ginger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alacrity : Çeviklik. İstek. Can atma. Heves. Şevk. Neşe ve çeviklik. Atiklik. İsteklilik.

Carbuncle : Karaçıban. Kan çıbanı. Sivilce. Karbunkül. Kızıl renkli ziynet eşyaları. Çıban. Deri ve deri altı dokularının nekrozuyla birlikte kıl foliküllerinin ve yağ bezlerinin irinli yangısı. akut yerel lenf damarı ve lenf yumrusu yangısıyla birlikte görülür ve genellikle staphylococcus aureus’tan kaynaklanır. Kızılyara.

Animating : Canlandıran. Neşelendirmek. Anime etmek. Hareketlendirmek. Canlandırma. Diriltmek.

Force the pace : Çabuklaştırmak. Sürati artırmak.

Tan : Dövmek. Sepilemek. Güneşlenmek. Tabaklama ile ilgili. Bronzlaşmak. (deriyi) tabaklamak. Kamçılamak. Karartmak (cildi). Esmerleşmek.

Red : Solcu. Kızılderili. Değersiz. Kırmızı (renk). Kızarmış. Kızıl tüylü. Kırmızı. Kızgın. Al.

Jazz : Kafa şişiren. İlişkiye girmek. Caz çalmak. Caz yapmak. Boş laf. Hareketlendirmek. Cinsel ilişkiye girmek.

Animateness : Hayat doluluk.

Abets : Yoldan çıkarmak. Tahrik etmek. Yardım etmek. Kızıştırmak. Suç ortaklığı yapmak. Suça katılmak. Yardakçılık etmek. Yardımda bulunmak. Cesaret vermek.

Ginger synonyms : powdered ginger, gingers, animal spirits, goads, hastened, nerve, braced, animation, alacrities, countenancing, briskness, hustle, ginger hair, impulse, impetus, antagonising, expediting, cathects, carrots, goaded, cathect, edge on, mettle, effort, spice, impulsions, egg, motivations, brisk, carmines, antagonises, hasten, egging.

 

Ginger zıt anlamlı kelimeler, Ginger kelime anlamı

Uncolored : Boyasız. Renksiz. Boyanmamış. Tarafsız.

Odorless : Kokusuz. Kokmaz.

Ginger ingilizce tanımı, definition of Ginger

Ginger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plant of the genus Zingiber, of the East and West Indies. The species most known is Z. officinale.