Radiate türkçesi Radiate nedir

  • Işık saçmak.
  • Neşe saçmak.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Bir merkezden yayılmak.
  • Yaymak.
  • Işınlar saçmak.
  • Saçılmak (ışık).
  • Işık vermek.
  • Yayın yapmak.
  • Yayılmak.
  • Işın yaymak.
  • Işımak.
  • Merkezi bir noktadan yayılmak.
  • Saçmak.
  • Yayılmak (sıcaklık).

Radiate ile ilgili cümleler

English: A great warrior radiates strength. He doesn't have to fight to the death.
Turkish: Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.

English: He radiates happiness around wherever he goes.
Turkish: O nereye giderse etrafında mutluluk yayar.

Radiate ingilizcede ne demek, Radiate nerede nasıl kullanılır?

Radiated : Işın yaymak. Neşe saçmak. Saçmak. Işın biçiminde. Bir merkezden yayılmak. Yayın yapmak. Işık saçmak. Işınlar halinde gönderilmiş. Yaymak. Işımak.

Radiated dry yeast : Işınlanmış kuru maya. Anti-raşitik etki kazandırmak için mor ötesi ışınına tabi tutulmuş olan, fermantasyon yeteneği bulunmayan kurutulmuş maya.

Radiates : Merkezi bir noktadan yayılmak. Saçılmak (ışık). Saçmak. Işınlar saçmak. Yayın yapmak. Neşe saçmak. Yaymak. Bir merkezden yayılmak. Yayılmak (sıcaklık). Işımak.

Effective radiated power : Bir vericinin dalgalığına ve dalgalık kazancına verilen güçlerin çarpımı, yani vericinin çıkış gücü ile dalgalık güç kazancının çarpımı. Etkin ışıma gücü. Verici dalgalık gücü. Etkin yayılım gücü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Eradiate : Saçmak. Yaymak. Işın yaymak.

Radiation : Yayılma. Parçacıklar ya da elektromanyetik dalgalar biçiminde erke yayımı ya da taşınması, bk. ışınım. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir titreşim, kaynağının, özellikle bir akımmıknatıssal titreşim kaynağının, içinde bulunduğu ortama dalgalar durumunda erke yayımı. ışametkin özdeklerin parçacık ya da dalga biçiminde erke ışıması, anlamdaş ışınım. Elektromıknatıs dalgalar biçiminde yol alan erke. Herhangi bir kaynaktan herhangi bir ışın, dalga devinimi ya da taneciğin yayılması. bir elektrik yükünün ivmesinden doğan, elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili erkenin dalgalarından oluşan ışınım; elektromıknatıs ışınım. Dalgalar ya da parçacıklar halinde uzaya yayılan erke. Bir kaynaktan elektromanyetik dalga ya da hızlı parçacıklar demetinin yayınlanması. ışıma. Erkenin uzayda dalga biçiminde yayımı ya da ilerlemesi. ısının, kaynağından bir özdeğe doğru, aradaki ortamı etkilemeden aktarımı. Radyasyon.

Radiation biology : Canlı organizmalar üzerinde ışınların zararlı etkilerinin incelenmesiyle uğraşan bilim dalı, radyobiyoloji. İyonlaştırıcı ışınımın canlı doku üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı. Radyasyon sonucu gelişen cilt iltihabı. Radyasyon biyolojisi. Canlı organizmalar üzerinde ışınların zararlı etkilerinin incelenmesiyle uğraşan bilim dalı. Radyobiyoloji. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Irradiated food : Işınlama yoluyla saklanmış gıda. Işınlanmış gıda.

Radiating : Yaymak. Yayın yapmak. Işın yayan. Yayma. Bir merkezden yayılmak. Işın yayma. Saçmak. Işık saçmak. Işın halinde yayılma. Işımak.

Irradiates : Işık saçmak. Radyasyona tutmak. Işın tedavisi yapmak. Işık tutmak. Aydınlatmak. Parıldamak. Işınlamak. Işınlanmış kan. Saçmak.

İngilizce Radiate Türkçe anlamı, Radiate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radiate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rayed : Röntgenini çekmek. Işın tedavisi yapmak. Işıklandırmak. Işınlı.

Be rife : Çok yaygın olmak. Hüküm sürmek.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

Bestrewing : Yayarak kaplamak. Kaplamak. Dağıtmak.

Glimmered : Hafif ışık. Hafif pırıltı. Seziş. Işık vermek (hafif). Parıldamak. Zerre. Azıcık miktar. İma. Hafifçe pırıldamak. Parıltı.

Relaying : Naklen yayın yapmak. Yerini almak. El değiştirmek. Yerine koymak. Poz. Aktarma.

Broadcast : Ünalgı yayını yapmak. Yayımlamak. Yayına sokmak. Yayınlamak. Yayın. Radyo veya televizyonla ilgili. Sınalgı yayını.

Accidental error : Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Tesadüfi hata. Arızi hata. Rasgele yanılgı. İstemeyerek yapılan hata. Rasgele hata. Rastlantısal hata.

Apply : Gitmek (birine). Aletleri kullanmak. Özen göstermek. Kullanmak. Müracaat etmek. Uygun düşmek. Müracaatta bulunmak. Başvurmak. Sürmek (merhem vb'ni). İlgili olmak.

Conveyed : Nakletmek. Nakledilen. Nakledilmiş. Devretmek. Getirmek. Yollamak. İletmek. Taşımak.

Radiate synonyms : burns, irradiating, sent, light, flare, raying, deployed, besprinkling, conveys, arborizes, gleams, blaze, radiating, bestrew, absolute value, absolute orbit, broadcasted, bespreads, gleamed, delate, aerolite, lighten, arborized, lightens, dawn, send, glimmer, adhara, radiated, blazed, lighting, circulated, emit.

Radiate zıt anlamlı kelimeler, Radiate kelime anlamı

Absorb : Çekmek. Karşılamak (masrafı). Absorbe etmek. Absorbe. İşgal etmek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). İçine çekmek. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Soğurma eylemi. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Asymmetrical : Bir organ ya da yapının ortasından geçen bir eksene göre iki yanda kalan parçaların birbirine benzememesi. asimetrik. Simetrili olmayan. bir eksene göre iki yanı göze eşit görünmeyen düzen. Oransız. Bakışıksız. Biyoloji, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Bakışım özelliği olmayan; hiçbir noktasına, bir çizgisine ya da düzlemine göre bakışımlı olmayan bir nesnenin ya da bir işlevin özelliği. Bakışımsız. Asimetrik. Bakışsız düzen.

Radiate ingilizce tanımı, definition of Radiate

Radiate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To emit or send out in direct lines from a point or points. To shine. To be radiant. As, to radiate heat. To emit rays. Radiated. Having rays or parts diverging from a center. One of the Radiata. As, a radiate crystal.