Radishes türkçesi Radishes nedir

Radishes ile ilgili cümleler

English: Radishes are commonly used as a salad vegetable and eaten raw.
Turkish: Turp çoğunlukla salata sebzesi olarak kullanılır ve çiğ yenir.

English: That rabbit's getting away with my radishes!
Turkish: Şu tavşan benim turpları alıp kaçıyor.

Radishes ingilizcede ne demek, Radishes nerede nasıl kullanılır?

Horseradishes : Karaturp. Acırga. Yaban turbu. Bayır turpu. Yabanturpu. At turpu. Bayırturpu.

Large radish : Bayırturpu.

Red radish : Turp. Kırmızıturp. Kırmızı turp.

Wild radish : Turp otu.

Radish : Turpgiller (cruciferae) familyasından 15-50 cm kadar boylanabilen beyaz ya da sarı çiçekli, tek yıllık otsu bir bitki. Kırmızı turp. Bayır turbu. Kırmızıturp. Turp.

Contradistinction : Zıtlık. Fark. Görüş ya da deyişler arasında birbirine ters düşen ayrım. Karşıtayrım. Aykırılık.

Birds of paradise : Cennetkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, öz ötücüler (oscines) üst familyasından, zarif tüylü, süslü ve uzun kuyruklu, yandan basık gagalı, yeni gine ve dolaylarında yaşayan, 120 kadar türü olan bir familya. Cennet kuşugiller.

Horseradish : Bayırturpu. Bayır turpu. Karaturp. At turpu. Acırga. Yaban turbu. Yabanturpu.

 

Bird paradise : Kuş cenneti.

Radisson : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Dünya çapında lüks oteller ağı. Bir soyadı.

İngilizce Radishes Türkçe anlamı, Radishes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radishes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radish : Turpgiller (cruciferae) familyasından 15-50 cm kadar boylanabilen beyaz ya da sarı çiçekli, tek yıllık otsu bir bitki.

Turnip : Cep saati. Şalgam. Gerizekalı. Aptal.

Isothiocyanate : İzotiyosiyanat.

Turnips : Cep saati. Aptal. Gerizekalı. Şalgam.

Radishes synonyms : root vegetable, raphanus, cruciferous vegetable, genus raphanus, radish plant, raphanus sativus, red radish.

Radishes zıt anlamlı kelimeler, Radishes kelime anlamı

Man : Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Adam atamak. Görev yapmak. Erkek. Adam yerleştirmek. Yeterince insan olmak. Adamla donatmak. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam vermek.