Rainstorm türkçesi Rainstorm nedir

Rainstorm ile ilgili cümleler

English: Taxis are few and far between during a rainstorm.
Turkish: Taksiler sağanak sırasında seyrekti.

English: Ali and Mary did some brainstorming.
Turkish: Ali ve Mary biraz beyin fırtınası yaptı.

English: I was up all night brainstorming.
Turkish: Bütün gece beyin fırtınası yaparak ayaktaydım.

English: Tom played the role of devil's advocate at the brainstorming meeting.
Turkish: Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.

English: We should brainstorm all the possibilities.
Turkish: Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.

Rainstorm ingilizcede ne demek, Rainstorm nerede nasıl kullanılır?

Rainstorms : Sağanak. Yağmur fırtınası.

Brainstorm : Geçici delilik. Cinnet krizi. Parlak fikir. Sersemlik. Ani parlak fikir. Beyin fırtınası yapmak. Dahiyane buluş (col.). Aniden kafanın çalışmaması. Anı delilik.

Brainstorming : İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Beyin fırtınası. Beyin fırtınası yapma. Yeni düşünceler geliştirmek, bir soruna çözüm bulmak ya da bir plan geliştirmek amacıyla toplu düşünce üretme çabası. Tartışmalı toplantı. Yeni fikirler üretmek için toplanma. Fikir fırtınası.

 

Brainstorms : Geçici delilik. Cinnet krizi. Anı delilik. Beyin fırtınası yapmak. Dahiyane buluş (col.). Parlak fikir.

Brainstem : Beyinsapı. Beyin sapı. Beyin kökü. (anatomi terimi) beynin sapa benzeyen ve beyni omuriliğe bağlayan alt kısmı.

Brainsick : Dengesiz (kimse). Kaçık. Akli dengesi yerinde olmayan. Çılgın. Beyinsel özürlü. Yarı akıl hastalığı. Dengesiz. Aklen dengesiz. Deli.

The rains : Tropikal ülkelerde yağmur mevsimi.

Brains trust : Danışman grubu. Beyin takımı. Soruları cevaplayan uzmanlar grubu.

It never rains but it pours : Dertler üst üste gelir. (sorun veya güzel şeyler) verdikçe veriyor. Allah verince yağdırır. Aksilikler hep üst üste gelir. Istıraplar artarda gelir. Dertler gelirse hep üst üste gelir. Felaketler hep üstüste gelir.

Rains : Muson. Yağış. Yağmur mevsimi. Yağmurlar. Muson yağmurları.

İngilizce Rainstorm Türkçe anlamı, Rainstorm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rainstorm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downpour : Sağanak yağış. Şiddetli yağmur.

Downfalling : Mahv. Yıkılma. Düşüş. Yıkılış. İnkıraz. Çökme. Tuzak. Çöküş. Boşanma (yağmur).

Downpours : Sağanak yağış. Şiddetli yağmur.

Drenches : Islatma. Islatmak. Batırmak. Sırılsıklam etme. İçirmek. İyice ıslatmak. İlaç içirmek (hayvan). Sırılsıklam etmek. Her tarafını ıslatmak.

Downfalls : Düşme. Çöküş. Yıkılış. Düşüş. Çökme. Yıkılma. Yağış. İnkıraz. Tuzak.

Flood of rain : Su baskını. Şiddetli yağmur. Sel.

Storm : Heyecan. Ani duygusal taşkınlık. Bağırıp çağırmak. Fırtına patlamak. Kudurmak. Öfke. Saldırmak. Hücum etmek. Fırtına esmek. Öfkelenmek.

 

Flurry : Heyecanlanmak. Telaşlandırmak. Telaşlanmak. Ani canlılık. Telaşa düşürmek. İki ayağını bir pabuca koymak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Sinirlendirmek. Heyecan.

Drenching : İyice ıslatmak. İçirmek. Batırmak. İlaç içirmek (hayvan). Islatma. Her tarafını ıslatmak. Sırılsıklam etmek. Islatmak. Sıvıya batırmak.

Rainstorm synonyms : equinoctial storm, line storm, down pour, rain, brash, rainstorms, brashest, cloudburst, brashes, drench, rainfall, thundershower, downfall, violent storm, cloudbursts.