Storm türkçesi Storm nedir

  • Şiddetli esmek.
  • Fırtına esmek.
  • Zorla girmek.
  • Kıyamet.
  • Saldırmak.
  • Fırtına gibi esmek.
  • Ani duygusal taşkınlık.
  • Fırtına.
  • Öfkeli bir halde gitmek.
  • Kıyameti koparmak.
  • Bağırıp çağırmak.
  • Heyecan.
  • Kudurmak.
  • Hücum etmek.
  • Öfke.
  • Yüksek ses.
  • Taarruz etmek.
  • Fırtına çıkmak.
  • Öfkelenmek.
  • Çok öfkelenmek.
  • Fırtına patlamak.

Storm ile ilgili cümleler

English: A dust storm is coming.
Turkish: Bir kum fırtınası yaklaşıyor.

English: A storm kept the ship from leaving Kobe.
Turkish: Bir fırtına geminin Kobe'den ayrılmasını engelledi.

English: A storm is brewing.
Turkish: Bir fırtına patlamak üzeredir.

English: A severe ocean storm hit the West Indies.
Turkish: Şiddetli bir okyanus fırtınası Batı Hint adalarını vurdu.

 
 

English: A storm is imminent.
Turkish: Bir fırtına yakındır.

Storm ingilizcede ne demek, Storm nerede nasıl kullanılır?

Storm anchor : Ocaklık demiri. Kurtuluş ümidi.

Storm and stress : Xvııı. yüzyılın ikinci yarısında, almanya'da yazar ve ozanlar, us'u ön planda tutan antan auflörung (= aydınlanma) akımına karşı, rousseau'nın doğaya dönme gerekliliği düşüncesini benimserler ve kurallarla toplum bağlarını parçalayan coşkun davranışlariyle yeni bir akım yaratırlar (1767-1785) bu akım adını, alman yazarlarından f. m. llinger'in ayni adda yazdığı dramından alır. klasik çağ öncesidir. fransızların ilk alman romantizmi dedikleri akımdır. örn. goethe'nin gençlik dramı: "götz von berlic-hingen" ile sihiller'in gençlik dramı: "die rönber" (= haydutlar). On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında almanya'da romantik yazarları simgeleyen dönem. aklı vurgulayan aydınlanma'ya karşı, rousseau'nun «doğaya dönüşteki ahlaksal gereklilik» ilkesini benimseyen, düşünceyi geliştirerek coşkun davranışlarla toplum bağlarını parçalayan yazar ve sanatçılar dönemi. Sturm und drang. Fırtına ve atılış.

Storm beaten : Fırtınaya tutulmuş. Fırtına yemiş.

Storm boat : Hücumbot. Hücum botu.

Storm bound : Fırtına sebebiyle bir yerde durmuş.

Storm door : Fırtınaya karşı ek dış kapı.

Storm in : Hışım gibi girmek. Hışımla içeri girmek. Fırtına gibi içeri dalmak.

Storm cloud : Fırtına bulutu. Tehlike. Tehlike işareti. Kara bulut. Yağmur bulutu.

Storm clouds : Yağmur bulutu. Tehlike. Fırtına bulutu. Kara bulut.

Storm in a tea cup : Bir kaşık suda fırtına koparmak.

İngilizce Storm Türkçe anlamı, Storm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Storm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pop off : Nalları dikmek. Zıbarmak. Mortoyu çekmek. Aniden çekip gitmek. Tahtalıköyü boylamak. Ölmek. Kakırdamak. Çekip gitmek.

Distaffs : Kadın. Öreke. Kadın işi.

Set at : -e hücum etmek. Başlamak. Üstüne saldırmak.

Gale : Sert rüzgar. Bora. Mersin ağacı. Kuvvetli rüzgar. Reçineli bataklık ağacı. Şiddetli rüzgar. Ani kahkaha.

Break in : Sözünü kesmek. Alıştırma. Yarıda kesmek. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Evcilleştirmek. Lafa karışmak. Terbiye etmek. Söze karışmak. Lafı bölmek.

Storm centre : Kasırga merkezi.

Efforce : Baskı yapmak.

Raise cain : Olay çıkarmak. Kargaşa çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Fitne sokmak. Ortalığı karıştırmak. Ortalığı birbirine katmak. Sorun yaramak.

Aggress : Tecavüz etmek.

Hurricane : Hortum. Bora. Kasırga. Urağan. Tropik siklon.

Storm synonyms : noreaster, hoo hah, silver storm, cholers, aggressed, clamors, drama, declaims, displeasures, ruction, bawl out, throw a fit, thrust into, atmospheric phenomenon, clamoring, squalls, kick up a stink, resurrection, apocalypses, resurrections, bobbery, rampaged, obtrudes, boil over, arousal, emotion, rainstorm, blusters, be furious, hailstorm, raged, make a row, rampaging.

Storm zıt anlamlı kelimeler, Storm kelime anlamı

Defend : Savunmak. Kanat açmak. Reddetmek. Korumak. Himaye etmek. Saklamak. Müdafaa etmek. Arkasında olmak.

Untroubled : Sakin. Sıkıntısız. Dertsiz. Durgun. Rahat. Endişesiz. Kaygısız.

Storm ingilizce tanımı, definition of Storm

Storm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To raise a tempest. To attack, and attempt to take, by scaling walls, forcing gates, breaches, or the like. Hence, often, a heavy fall of rain, snow, or hail, whether accompanied with wind or not. To assault. A violent disturbance of the atmosphere, attended by wind, rain, snow, hail, or thunder and lightning. As, to storm a fortified town.