Raisin türkçesi Raisin nedir

Raisin ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were discussing the pros and cons of raising the minimum wage.
Turkish: Ali ve Mary asgari ücretin artırılmasının artılarını ve eksilerini tartışıyorlardı.

English: Ali doesn't know anything about raising children.
Turkish: Ali çocukları yetiştirme hakkında bir şey bilmiyor.

English: Ali ate a handful of raisins.
Turkish: Ali bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.

English: Ali and Mary did a wonderful job raising John.
Turkish: Ali ve Mary John'u büyütürken harika bir iş yaptı.

English: Ali had a hard time raising enough money build the orphanage he'd promised to build.
Turkish: Ali yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.

Raisin ingilizcede ne demek, Raisin nerede nasıl kullanılır?

Raisin nut cookie : Kuru üzümlü kek.

Seedless raisin : Çekirdeksiz üzüm. Çekirdeksiz kuru üzüm.

Sultana raisin : Sultani. Çekirdeksiz kuru üzüm.

Raising : Kendini bilen. Zam. Kaldırma. Eder artırımı. Tüylendirme. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükseltme. Kabartma. İlave. Yükselen.

Raising agent : Kabartıcı.

Fund raising : Para toplama. Kaynak geliştirme. Kaynak yaratma.

Raisings : Kendini bilen. Yükseltme. Yetiştirme. Kabartma. Kaldırma. Yükselen. Zam. İlave. Tüylendirme. Şardonlama.

 

Raising heading level : Başlık düzeyini yükseltme.

Consciousness raising : Bilinç yükseltme. Bilinçlendirme.

Raisins : Kuru üzüm.

İngilizce Raisin Türkçe anlamı, Raisin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raisin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seedless raisin : Çekirdeksiz üzüm. Çekirdeksiz kuru üzüm.

Dried fruit : Kuru meyve. Kak. Kurutulmuş meyve. Meyve kurusu. Kuru yemiş.

Cookie : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli varlıkların gölgelerini andırması için üzerinde ve kenarlarında değişik oymalar bulunan parça. Tatlı bisküvi. Biri. Bisküvi. Oymalı örtü. Çekici kadın. Tatlı kuru pasta. Tatlı çörek. Çörek.

Currants : Frenk üzümü. Kuşüzümü.

Sultanas : Çekirdeksiz kuru üzüm. Sultan (kadın). Padişahın kızı. Valide sultan. Sultani.

Currant : Kuşüzümü. Frenk üzümü. Frenküzümü. Kuş üzümü.

Sultana : Çekirdeksiz kuru üzüm. Sultani. Camgüzeli. Sultan. Sultan karısı. Valide sultan. Sultan (kadın). Sultan (sultanın karısı veya annesi veya kızkardeşi veya kızı). Padişahın kızı. Sultani kuru üzüm.

Cooky : Adam. Kurabiye. Çekici kadın. Bkz.cookie. Bebek. Bisküvi.

Biscuit : Filtre keki. Pasta. Bisküvi. Çörek. Gevrek. Açık kahverengi. Kuru pasta. Daha çok pet hayvanların beslenmesinde kullanılan, yumuşatılıp hamur durumuna getirilen yemin biçimlendirilmiş ve pişirilmiş hali. Kurabiye.

Raisin synonyms : seeded raisin, raisins.

Raisin ingilizce tanımı, definition of Raisin

Raisin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A grape, or a bunch of grapes.