Sultani nedir, Sultani ne demek

Sultani; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sultani" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak!" - Y. Z. Ortaç
  • "Zevcesi, bu sultani, bu muhteşem gururuyla ne kadar güzeldi." - P. Safa

Tarih'teki anlamı:

Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altınları.

1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu.

Sultani hakkında bilgiler

İlk kez Fatih Sultan Mehmet döneminde bastırılmış yaklaşık 3,45 gram ağırlığında klasik Osmanlı altın parasıdır. Halk arasında “altın” olarak da bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğunda uzun süre ayarı ve ağırlığı değiştirilmeden II. Mahmud (1784 -AH1223) dönemine kadar kullanılmıştır.

Sultani anlamı, kısaca tanımı:

Sultan : Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.

 

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke.

Sultanibuselik : Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.

Sultanihüzzam : Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.

Sultani tembel : Tembel, iş görmekten hoşlanmayan.

Sultaniyegah : Klasik Türk müziği makamlarından biri.

Sulta : Otorite. Yetke.

Sultani tembellik : Sultani tembel olma durumu.

Sultaniye üzümü : Ege Bölgesi'nin verimsiz topraklarında üretilen, çekirdeksiz, hoş kokulu, kurutmalık bir tür üzüm.

Yaraş : Girişken (kimse).

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Lise : Sekiz yıllık ilköğretimden sonra en az dört yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu, ortaöğretim. Üç yıllık ortaokuldan sonra en az üç yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu.

Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür.

 

Mısır : Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri. "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays).

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yarıyıl. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Çekirdeksiz : Çekirdeği olmayan, içinde çekirdeği bulunmayan.

Bir : Beraber. Sayıların ilki. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız.

Tür : Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Dolaşma. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Sultaniça : Edirne şehrinde, Enez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Sultaniye : Bursa ili, Karacabey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bursa şehrinde, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Düzce ilinde, Gümüşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ili, Beylikova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir ili, Selçuk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kocaeli ilinde, Akmeşe bucağına bağlı bir bölge. Kocaeli şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa şehri, Soma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla ilinde, Köyceğiz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Yalova ilinde, Çiftlikköy ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Sultani anlamı nedir?

İngilizce'de Sultani ne demek? : [Sultani] n. sultan

n. sultana, sultana raisin

n. sultan, queen

Almanca'da Sultani : Sultanine