Rake türkçesi Rake nedir

  • Taramak (silah).
  • Her yönden sahneye çıkabilmen hafif eğilim.
  • Sahne aşağısından «o» dan başlayarak genellikle yüzde yirmi eğimle sahne yukarısına erişen oyun düzeyi.
  • Tırmık.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Tırmıkla düzeltmek.
  • Tırmıklamak.
  • Tırmıklamak (toprağı).
  • Sahne yokuşu.
  • Yan yatmak.
  • Araştırmak.
  • Eğimli yüzey.
  • Tırmıkla toplamak.
  • Taramak (silahla).
  • Taraklamak.
  • Yan yatmak (gemi).
  • Arayıp taramak.
  • Taramak.

Rake ile ilgili cümleler

English: Adjust the brakes.
Turkish: Frenleri ayarlayın.

English: Ali is a rake.
Turkish: Ali bir çapkın.

English: Ali raked in money during the war.
Turkish: Ali savaş sırasında büyük para kazandı.

English: Ali wanted to help Mary rake the leaves, but she was using the only rake.
Turkish: Ali Mary'ye yaprakları tırmıkla toplaması için yardım etmek istedi fakat o tek tırmığı kullanıyordu.

English: Ali raked up all the leaves.
Turkish: Ali bütün yaprakları tırmıkla topladı.

Rake ingilizcede ne demek, Rake nerede nasıl kullanılır?

Rake about : Taramak. Aramak. Arayıp taramak.

Rake angle : Meyil açısı. Talaş açısı. Aşındırıcı tane kesme eğimi. Eğim açısı. Kesme ucu eğimi. Kesiş açısı.

Rake around : Taramak. Arayıp taramak. Aramak.

Rake classifier : Tırmıklı sınırlandırıcı. Tırmıklı kümeleyici. Tırmıklı ayırıcı. Tırmıklı kümeleç.

 

Rake in : Büyük para kazanmak. Çok para kazanmak. Avanta kazanmak. Yolunu bulmak. Parayı bulmak.

Rake together : Tırmıkla toplamak. Toplamak. Toparlamak. Bir araya getirmek.

Rake in money : Para kesmek. Para kırmak. Kolayca para kazanmak. Çok para kazanmak.

Rake up the past : Maziyi kurcalamak. Eski defterleri açmak. Eski defterleri karıştırmak.

Rake up : Kurcalamak. Bir araya getirmek. Gün ışığına çıkarmak. Zar zor toplamak. Canlandırmak. Geçmişi ortaya çıkarmak. Aydınlatmak.

Rake through : Dikkatle gözden geçirmek. Taramak. Taramak (ateşle).

İngilizce Rake Türkçe anlamı, Rake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dragged : Ağırdan almak. Bulaştırmak. Geçmek bilmemek. Sokmak. Ağ ile suyun dibini taramak. Sürüklemek. Durgunlaşmak. Ağır tempoyla çalınmak. Sürünmek.

Active hero : Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu.

Tilt : Yan yatırmak. Devirmek. Boca etmek. Bir yöne doğru eğilmek. Yatırmak (bir şeyi bir yöne). Eğmek. Eğmek (bir şeyi bir yöne). Eğiklik. Mızrakla saldırmak. Eğilmek.

Acting manager : Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Yönetici.

Comb out : Temizlemek. Aramak. Ayırmak. Ayıklamak.

Rake together : Toparlamak. Bir araya getirmek. Toplamak.

 

Cast around : Arayıp sormak. Tasarlamak. Aranıp durmak. Sıkıntıyla aramak. Çare aramak. Volta vurmak.

Careens : Karinalamak. Yan yatırmak gemi. Yan yatırmak (gemi). Yan yatmak gemi. Karina etmek. Karinaya bastırmak. Yalpa yapmak. Bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek veya ilerlemek (motorlu araç). Sarsılmak.

Cast about : Çare aramak. Volta vurmak. Dolanıp aramak. Sıkıntıyla aramak. Arayıp sormak. Tasarlamak. Aranıp durmak. Düşünmek.

Rake synonyms : rakes, escarpments, displace, smoothen, groom, card, abstract theatre, drag, grubber, delve into, delving, raked, rake around, combs, delved, dredges, acting style, scout around, amateur theater, actor manager, dredged, garden rake, analyzed, seaming, tilts, crisscrosses, scotch, act drop, move, alto, harrow, check up, rake over.

Rake zıt anlamlı kelimeler, Rake kelime anlamı

Roughen : Pürüzlemek. Pürüzlendirmek. Kabartmak. Pütür pütür olmak. Yüzey pürüzlendirmek. Pürüzlenmek. Kabarmak.

Spread : Yaymak. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Fark. Bulaşma. Ekmeğe sürülen şey. Meydan almak. Saçılmak. Şölen. Dağıtmak. Yayılma.

Rake ingilizce tanımı, definition of Rake

Rake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To search minutely. As, the rake of a roof, a staircase, etc. A loose, disorderly, vicious man. To gad or ramble idly. To incline from a perpendicular direction. Often with up. To scrape. A person addicted to lewdness and other scandalous vices. To walk about. An implement consisting of a headpiece having teeth, and a long handle at right angles to it, used for collecting hay, or other light things which are spread over a large surface, or for breaking and smoothing the earth. To collect with a rake. As, to rake hay. As, a mast rakes aft. As, he raked up the fallen leaves. The inclination of anything from a perpendicular direction. A roué. A debauchee. To use a rake, as for searching or for collecting.