Ran türkçesi Ran nedir

  • Yağmur ormanlarının korunması ve diğer çevresel meselelerle ilgili çalışan çıkar amacı gütmeyen organizasyon.
  • Yağmurormanları faaliyet grubu.

Ran ile ilgili cümleler

English: A boy ran up to me.
Turkish: Bir çocuk bana doğru koştu.

English: A boy ran off with some money.
Turkish: Bir çocuk biraz para aşırdı.

English: A bunch of children ran after the rabbit.
Turkish: Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.

English: A cat ran across the street.
Turkish: Bir kedi caddeyi koşarak geçti.

English: "Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Turkish: "Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım."

Ran ingilizcede ne demek, Ran nerede nasıl kullanılır?

Ran aground : Karaya oturmak.

Ran away : Gemi azıya almak. Fark atmak. Kaçmak. Kolay kazanmak. Firar etmek.

Ran bleich : İsrailli film yönetmeni.

Ran off : Yayınlamak. Koşarak egzersiz yapmak. Kaçmak. Akıp gitmek. Beraberliği çözmek (yarışta veya oyunda). Firar etmek. Boşaltmak. Basmak. Sağmak. Kopya çoğaltmak.

Ran out of : Bir stokta tükenmek. Tükenmek. Bitmek.

Ran wild : Azmak. Başıboş büyümek. Başıboş kalmak. Yabanileşmek.

Ranch hand : Rençper. Irgat. Çiftlik işçisi.

Ranch : Büyük çiftlik. Çiftlik. Hayvan üretme çiftliği. Hayvan çiftliği. Çiftlikte yaşamak. Hayvancılık yapmak. Çiftlik işletmek. Büyük.

 

Ranched : Büyük. Büyük çiftlik. Hayvan çiftliği. Hayvancılık yapmak. Hayvancılık yapmak (çiftlikte). Çiftlik işletmek. Çiftlik. Çiftlikte yaşamak.

Rance : Sandalye ayakları arasındaki mesafe. Belçika mermeri.

İngilizce Ran Türkçe anlamı, Ran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contestant : Ödüle itiraz eden kimse. Rakip. Aday. Karara itiraz eden. Karara itiraz eden kimse. Yarışmacı.

Old maid : Fazla titiz kimse. Yaşlı kız. Pervane çiçeği. Evlenmemiş yaşlı kadın. Cezayir menekşesi. Aşırı titiz tip. Papazkaçtı. Cezayirmenekşesi. Yaşlı bakire. Kız kurusu.

Loser : Hayatı kaymış. Mağlup. Ezik kimse. Başarısız kimse. Yenilen. Kaybeden kimse. Boş adam. Zarar eden kimse. Beceriksiz. Kaybeden.

Ran zıt anlamlı kelimeler, Ran kelime anlamı

Winner : Ganyan. Büyük başarı. Birinci gelen. Güney dakota eyaletinde şehir. Galip. Kazanan. Birinci.

Ran ingilizce tanımı, definition of Ran

Ran kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Yarns coiled on a spun-yarn winch. Open robbery.