Ran aground türkçesi Ran aground nedir

  • Karaya oturmak.

Ran aground ile ilgili cümleler

English: Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
Turkish: Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.

English: The ship ran aground.
Turkish: Gemi karaya oturdu.

Ran aground ingilizcede ne demek, Ran aground nerede nasıl kullanılır?

Ran : Yağmur ormanlarının korunması ve diğer çevresel meselelerle ilgili çalışan çıkar amacı gütmeyen organizasyon. Yağmurormanları faaliyet grubu.

Aground : Karaya oturmuş. Batmış. Karaya oturmuş olarak. Batık. Karaya oturmuş şekilde. Bir geminin sığ suda zemine saplanması. (gemi) karaya oturmuş. Karaya oturma.

Ran away : Gemi azıya almak. Firar etmek. Fark atmak. Kaçmak. Kolay kazanmak.

Ran bleich : İsrailli film yönetmeni.

Ran off : Yayınlamak. Akıp gitmek. Boşaltmak. Sağmak. Firar etmek. Kaçmak. Rolik açmak. Beraberliği çözmek (yarışta veya oyunda). Kopya çoğaltmak. Basmak.

Ran out of : Bitmek. Bir stokta tükenmek. Tükenmek.

Ran the show : Yönetmek. Patron olmak. İşletmek.

İngilizce Ran aground Türkçe anlamı, Ran aground eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ran aground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pile up : İstif etmek. Yığılmak. Haşat etmek. Kayalara çarpmak. Kaza yapmak. Bindirmek. Biriktirmek. Birikmek. Karaya oturtmak.

 

Stranding : Karaya oturtmak. Başarısızlığa uğramak. Bükmek (ip vb.). Telini koparmak (kablo vb.). Geminin karaya oturması.

Run aground : Denizin dibini boylamak. Batmak.

Shipwrecks : Harap olmak. Yıkılmak. Mahvolmak. Karaya oturtmak. Gemi kazaları. Kaza yapmak (denizde).

Shipwrecking : Karaya oturma. Mahvolmak. Yıkılmak. Kaza yapmak (denizde). Harap olmak. Karaya oturtmak.

Go ashore : Karaya gitmek. Karaya ayak basmak. Kıyıya çıkmak. Karaya çıkmak.

Be stranded : Karaya oturmuş olmak (gemi). Mahsur kalmak. Sahile vurmak. Yolda kalmak. Yaya kalmak.

Strand : Zor durumda bırakmak. Halat bükümü. Tel. Karaya oturtmak. Aşama. Kıyı. İp teli. İpliğin bir teli. Flesa.

Shipwreck : Bitirmek. Mahvolmak. Karaya oturtmak. Yıkılmak. Harap olmak. Yıkılma. Mahvetmek. Kaza yapmak (denizde). Bozulma.

Ran aground synonyms : take ground, be aground, go aground.