Raspier türkçesi Raspier nedir

  • Rahatsız edici (ses).

Raspier ingilizcede ne demek, Raspier nerede nasıl kullanılır?

Raspiest : Rahatsız edici (ses).

Rasping : Törpüleme. Gıcırtı. Yonga. Gıcırdama. Rendeleme. Talaş. Kulak tırmalayıcı. Gıcırtılı. Hışırtılı. Rahatsız eden (ses).

Raspingly : Gıcırdayarak. Kulak tırmalayan bir biçimde.

Raspings : Talaş. Yonga. Gıcırtı. Gıcırtılı. Törpüleme. Kulak tırmalayıcı. Rahatsız eden (ses). Gıcırdama. Rendeleme. Hışırtılı.

Fossa infraspinata : Kürek kemiğinin yan yüzünde, spina scapulae'nin arka tarafında bulunan çukurluk, fossa infraspinata. Diken altı çukuru. Fossa infraspinata.

Raspberry : Ağaççileği. Gülgiller (rosaceae) familyasından, 100 cm kadar boylanabilen, beyaz çiçekli, dikenli gövdeli, tüylü ve kırmızı renkli meyveleri olan, meyveleri taze yenen ya da reçeli yapılan çok yıllık, çalı şeklindeki bir bitki. moruh, totuk. Ahududu. Ağaç çileği. Ağız şapırdatma. Frambuaz.

Tooth rasp : Diş törpüsü. Atlarda uzamış dişleri törpülemeye yarayan aygıt.

Raspatory : Raspatuar. Raspatoriyum. Rujin. Raspatoryum. Kemik üzerindeki yumuşak dokuları ve periostu kazımaya yarayan ağızları yassı, küt veya sivri aygıt, rujin. Raspatuvar.

Raspberries : Ağaççileği. Ahududu. Ağız şapırdatma. Frambuaz. Ağaç çileği.

 

Graspingly : Paragöz bir biçimde. Kavrayarak. Açgözlü bir şekilde. Doyumsuz bir şekilde.

İngilizce Raspier Türkçe anlamı, Raspier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raspier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Warmer : Daha sıcak. Sıcak. Isıtıcı.

Heater : Isıtmaç. Isıtıcı. Isıtan aygıt. Şofben. Kalorifer. Tabanca. Isıtaç. Isıtma aygıtı. Ocak.

Gravelly : Pürüzlü (ses). Tırtıklı veya tarazlı. Çakıllı.

Rough : Gürültücü. Nal kayarı takmak. Talihsiz. Müstehcen. Açık saçık. Kötü. Katı. Rahatsız bir şekilde. Haksız. Cilasız.

Hibachi : Odun kömürü yakan ve açık hava yemekleri için kullanılan küçük ızgara (japonya kökenli).

Scratchy : Düzensiz. Kargacık burgacık. Gıcırdayan. Cızırtılı. Gelişigüzel. Gıcırtılı. Derme çatma. Kaşındıran. Üstünkörü. Kaşınan.

Grating : Sahne çiti. Kafes. Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır. Boru süzgeci. Rendeleme. Şebeke. Izgara. Sahne parmaklığı. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Cırlak.

Cacophonic : Kulak tırmalayan. Uyumsuz. Ahenksiz bir sesi olan. Ahenksiz. Kakafonik. Akordsuz.

Raspier synonyms : raspy, raspiest, brazier, cacophonous.

Raspier zıt anlamlı kelimeler, Raspier kelime anlamı

Euphonious : Hoş sesli. Sesi kulağa hoş gelen. Ahenkli.

Establish : Koymak. Doğruluğunu ortaya koymak. Yapmak. Tanıtmak. Saptamak. Tesis etmek. Oluşturmak. Kabul ettirmek. Yerleştirmek. Pekiştirmek.