Rates türkçesi Rates nedir

Rates ile ilgili cümleler

English: Interest rates have been fixed at 5%.
Turkish: Faiz oranları %5'te sabitlendi.

English: Falling interest rates have stimulated the automobile market.
Turkish: Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.

English: Brazil has one of the highest crime rates in the world.
Turkish: Brezilya dünyadaki en yüksek suç oranlarından birine sahiptir.

English: Interest rates and inflation were high.
Turkish: Faiz oranları ve enflasyon yüksekti.

English: I know that interest rates are fixed in accordance to the borrower's business risk.
Turkish: Faiz oranlarının ödünç alanların iş riskine uygun olarak tespit edildiğini biliyorum.

Rates ingilizcede ne demek, Rates nerede nasıl kullanılır?

Rates of divorce : Boşanma oranları. Belli bir toplum ya da toplumsal kümede, beli bir dönemde görülen boşanma olaylarının belli bir temele göre (örneğin o dönemdeki evli çift sayısına, evlenme olayları sayısına, toplam evlenme çağı nüfus sayısına vb.) oranları.

Rates of premium : Kesenek oranları. İşçi yararına sağlanacak çeşitli güvenceler karşılığı yasasına göre işveren ve işçiden alınacak kesenekler oranı.

 

Differences in rates of exchange : Kur farkı. Kurlardaki değişme nedeniyle ulusal para cinsinden yapılacak ödemelerde ortaya çıkan farklar. dövizin değişik kurlardan ulusal paraya çevrilmesi sonucu ortaya çıkan fark. Döviz kuru farkları. Kur farklılıkları.

Multiple exchange rates system : Bir ülkenin kıt döviz rezervlerinden tasarruf sağlamak veya dışsatımı özendirerek döviz gelirlerini artırmak amacıyla, farklı dış ticaret işlemleri için farklı döviz kurlarının belirlendiği sistem. Çoklu kur sistemi.

Variable rates shares : Değişken hisse oranları. Piyasa değiştikçe değişen fiyatları değişen hisse senetleri grubu.

Concessional tariff rates : Ödünlü tarife oranları. İki veya daha çok sayıda ülke arasında bir ticaret anlaşmasıyla bu ülkelerin birbirlerinden yaptıkları dışalım mallarına normal tarifelerinden daha düşük uyguladıkları tarife oranları. Ödünlü tarife oranlan.

Cartel on interest rates : Bankacılık kesiminde piyasa payları büyük olan az sayıdaki bankanın, aralarında anlaşarak, faiz oranlarını istedikleri düzeyde belirlemeleri. krş. fiyat karteli, kartel. Faiz karteli.

All rates : Tüm oranlar.

Birth rates : Doğurma oranı. Doğum hızı. Doğum oranı. Bir yetiştirme döneminde doğum yapan dişi hayvanların sayısının tohumlamaya ayrılan dişi hayvan sayısına oranı. Bin insan başına yıllık doğum oranı (belirli bir alanda grupta vs). Doğma oranı. Fertilite.

Depreciation at varying rates : Mütehavvil amortisman. Değişken amortisman. Her yıl değişik oranda ayrılan aşınma payı. Değişen oranlarda amortisman. Değişken aşınma payı.

 

İngilizce Rates Türkçe anlamı, Rates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esteem : Düşünmek. İnanmak. Saygınlık. Kanı. Takdir etmek. Saygı. Saygı duymak. İtibar.

Bastes : Yağ sürmek. Paylamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Teyellemek. Haşlamak. Erimiş yağ dökmek. Sopa atmak. Dövmek. Dayak atmak.

Categorizes : Kategorilemek. Kategoriye ayırmak. Sınıflamak. Sınıflandırma yapmak. Kategorize etmek. Vasıflandırmak.

Chew out : Fırçalamak. Fırça çekmek. Paylamak.

Cessing : Vergi. Vergilendirmek. İhmal etmek.

Account : Önem. İtibar. Söylenti. Hesap. Açıklamak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hesap verme. Hesap vermek.

Consider : İçinden geçirmek. Derpiş etmek. Göz önünde bulundurmak. Düşünmek. Bilmek. Durumu değerlendirmek. Gözü ile bakmak. Göz önüne almak. Göz önünde tutmak. Görmek.

Appraising : Fiyat saptama. Değerlendirmek. Değer biçen. Fiyat saptayan. Değer biçme. Fiyat saptamak.

Berated : Fırça atmak (argo terim). Haşlamak.

Affeer : Doğrulamak. Tahmin etmek. Belirli bir miktara düşürmek.

Rates synonyms : poor rates, revenue enhancement, command, entitle, deem, reckon, be numbered, categorise, accounted, entitling, presumes, admonishing, tariff, counted, allow, bawl out, earn, look on, came down on, assorts, consist of, categorises, ranking, chidden, tax, assume, assort, berates, admonished, be counted, brush down, berate, meriting.